yıldırma
noun
TR → EN
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)yıldırmayı
Çoğul (-ler)yıldırmalar
Tanım
•yıldırmak işi
•Yıldırmak eylemi
Diğer Dillerde
Rusçaустрашение (nötr) /ʊstrɐˈʂɛnʲɪje/
intimidation · frightening · deterrence
çekim: çoğul устраше́ния · tamlayan устраше́ния
eş: запугивание
köken: устраши́ть (ustrašítʹ) + -е́ние (-énije)
удали от меня руку Твою, и ужас Твой да не потрясает меня. — Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.
Örnek Cümleler
Hayatın engebeli yolları bizi yıldırmamalı.
We must carry on living through thick and thin.
Fakat bu yenilgi Çelebi Mehmet'i yıldırmadı.
Wrong answers did not affect the jackpot.
Elini üstümden çek Ve dehşetinle beni yıldırma.
withdraw your hand far from me; and don't let your terror make me afraid.
Bazı yenilgilere uğraması onu savaşmaktan yıldırmadı.
No number of defeats daunted him.
Onun görkemi sizi yıldırmaz mı? Dehşeti üzerinize düşmez mi?
Shall not his majesty make you afraid, And his dread fall on you?
Tanrı sopasını üzerimden kaldırsın, Dehşeti beni yıldırmasın.
Let him take his rod away from me. Let his terror not make me afraid;
Onun için dehşetim seni yıldırmasın, Baskım sana ağır gelmesin.
Behold, my terror shall not make you afraid, neither shall my pressure be heavy on you.
İşte onlar, her türlü yıldırmaya karşı koymaya kalkışacaklardır.
And they all shower him with the same dislike again.
Fakat yine de gazeteciler yıldırma eylemleriyle karşı karşıya kalıyor.
On the negative side, however, reporters continue to face intimidation.
Yeryüzünün büyük bir kısmını zorla ya da yıldırma yoluyla almış durumdadır.
They were able to seize much of the lands they destroyed, whether lawful or not.
Bu bilgileri diğer karakterleri ikna etmek veya yıldırmak için kullanabilir.
It can also be used to persuade or intimidate other characters.
Bebekleri sevmek önemlidir. Mesela kötü kokan çocuk bezleri bizi yıldırmamalıdır..
It's important that we love babies, and that we not be put off by, say, messy diapers.