yıkamaz
TR → EN
Tanım
•yık (eylem) sözcüğünün belirtilmemiş çekimi
•yıkamak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi geniş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumsuz çekimi
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleleryıkamaz ile daha fazla örnek cümle →
O, bulaşıkları yıkamaz.
She doesn't wash the dishes.
Hiçbir şey beni yıkamaz.
Nothing can bring me down.
Tom bulaşıkları yıkamazdı.
Tom wouldn't do the dishes.
Tom asla arabasını yıkamaz.
Tom never washes his car.
Sen neden hiç tabakları yıkamazsın?
Why don't you ever wash the dishes?
Kendisi hiçbir zaman bulaşık yıkamazdı.
I have never even entered the bathroom.
Tom, saçlarını Mary'nin yıkadığı kadar sık yıkamaz.
Tom doesn't wash his hair as often as Mary washes hers.
Eğer Broadway'deyseniz, ön sahneyi kolay kolay yıkamazsınız.
When you're on Broadway, you cannot tear the proscenium down.
Bu kokmuştur, bu ilaç ister; hastalık getirir diye yıkamazlar da.
"This one stinks, it needs disinfectant" They don't even wash you to not get infected.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››
But if he doesn't wash them, or bathe his flesh, then he shall bear his iniquity.'"
Hikayeler sınırları yıkamaz ama mantık duvarlarımızda küçük delikler açabilir.
Stories cannot demolish frontiers, but they can punch holes in our mental walls.
Hiçbir mantıksal sebep bilinçli bir şekilde bir yalan üzerine kurulu bir imanı yıkamaz." der.
No amount of logic can shatter a faith consciously based on a lie."