Tanım
•Birine yüreklilik, cesaret verme.
•Birine yüreklilik, cesaret vermek işi
Örnek Cümleler
Bilim alanýndaki kiţileri yüreklendirmek istiyorum,
I would encourage folks that are in the sciences,
İnsaları işe yaramaz yiyecekler yeme konusunda yüreklendirmek istemiyoruz.
We don't want to encourage people to eat that rotten stuff, like cassava for instance.
Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti.
He admitted his supposed homosexuality to Tin.
yüreklendirme ile daha fazla örnek cümle →