Biz fiyatlarımızı yükselteceğiz.
We're going to raise our prices.
İngilizce düzeyimi yükselteceğim.
I'm going to raise my English level.
Kiramızı yükselteceklerini duydum.
I heard they're going to raise our rent.
Ve üç gün içinde onu yükseltecek misiniz?
And you are going to raise it in three days?
Sonra bir yükselteç tarafından yükseltilir.
Then they lift it higher.
Gelecek ay fiyatlarımı yüzde üç yükselteceğim.
I'll be raising my prices by three percent next month.
Bill Clinton'un vergileri yükselteceğini söyledi.
He said Bill Clinton would raise taxes.
Onlar bunun onun kan basıncını yükselteceğini söyledi.
They said it would make his blood pressure go up.
4 Mayıs 2003 - MSAT-1, iki güç yükselteçlerini kaybetti.
May 4, 2003 - MSAT-1 loses two power amplifiers.
Sol, sol ödülünü eşleyici için bir miktar yükselteceğiz.
We're actually going to make the left, left payoff for the matcher a little bit higher.
Fiyatımı birazcık daha yükselteceğim, çünkü eminim bu grup kapkeklerimden vazgeçemez.
I'm going to raise my prices a little bit. Just because I know that these guys like me.
ALLAH İsa'ya şöyle demişti: "Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim.
Remember when Allah said, “O Eisa!
yükselteç ile daha fazla örnek cümle →