Tanım
•Kıvamı çok gevşemiş, yumuşamış, sulu
•Ciddi olmayan, özden yoksun olan, değersiz
•İçine su katılmış, sulandırılmış, kıvamı çok gevşemiş
Örnek Cümleler
Yalnız kız vıcık vıcık bir sandviç yiyor.
The lonely girl eats a soggy sandwich.
Tom, Oreo'yu çok uzun zaman süte daldırdı ve vıcık vıcık oldu.
Tom dunked the Oreo in milk for too long and it became soggy.
Yeterince sinir adam şaşırmış bir sürücü için gerçekten bir boggy, vıcık vıcık, squitchy resim.
A boggy, soggy, squitchy picture truly, enough to drive a nervous man distracted.
vıcık vıcık ile daha fazla örnek cümle →