uyruklu

adj
TR → EN

Tanım

•sıfat: Bir devletin yönetimi altında olan; tabiiyetli

Diğer Dillerde

Rusçaгражданин (eril) /ɡrəʐdɐˈnʲin/
citizen, national · sir, mister, Mr. (form of address used by a police officer towards a male civilian)
çekim: çoğul гра́ждане · tamlayan граждани́на
eş: подданный, резидент
köken: Borrowed from Old Church Slavonic гражданинъ (graždaninŭ), from Proto-Slavic *gorďaninъ. Compare native горожа́нин (gorožánin), which was inherited from Old East Slavic. Related to го́род (górod, “city”).
aile: сограждани́н
Иностранные граждане — Yabancı uyruklular
Граждани́н, пройдёмте.

Etimoloji

From uyruk + -lu.

Örnek Cümleler

Yabancı uyruklu musun?
Are you a non-citizen?
Onlar Güney Afrika uyruklular.
They are of South African nationality.
Uyrukluk sıfatı, Virjin Adalı.
Skučaitė, Virginija.
Tutuklananlardan biri Çeçen uyruklu.
One of those detained is a Chechen.
Hepsinin de Sırp uyruklu olduğu belirtiliyor.
All are said to be Serb nationals.
Tutuklanan 11 kişinin sekizi Hırvat uyrukluydu.
Eight of the 11 people arrested were Croatian nationals.
Bu faaliyetleri Bulgar uyruklular destekliyordu.
The Bulgarian nationals supported that part of the activitiy.
Uyrukluk ya doğum ya da telsik yoluyla kazanılır.
A person obtains nationality either by birth or by naturalization.
Oyuncular birden fazla FIFA dışı uyruklu olabilir.
Players may hold more than one non-FIFA nationality.
Geri dönenler arasında 30 yabancı uyruklu da bulunuyor.
There were also 30 foreign nationals among the returnees.
Her ikisi de daha önce iyileşmiş olan Çin uyruklulardı.
Both were Chinese nationals, who have since recovered.[2][3]
Bugüne dek tutuklanan 225 kişiden sekizi Hırvat uyruklu.
Out of 225 people apprehended so far, eight were Croatians.
uyruklu ile daha fazla örnek cümle →