Ana içeriğe geç
Sözlük
/
uçaksavar

uçaksavar

noun
TR → EN

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)uçaksavarı
Çoğul (-ler)uçaksavarlar

Tanım

•Hava hedeflerine karşı yerden kullanılan silahlara verilen genel ad.
•Hava hedeflerine karşı kullanılan silahlara verilen genel ad

Diğer Dillerde

Rusçaзенитный /zʲɪˈnʲitnɨj/
zenith; zenithal · antiaircraft / anti-aircraft, surface-to-air (of artillery or missiles: intended for surface-to-air fire)
köken: From зени́т (zenít, “zenith”) + -ный (-nyj). The military sense refers to the fact that antiaircraft guns are designed to fire with a very high angle of elevation (“towards the zenith”).
aile: зени́тка
Лётчик I-го класса. — Uçaksavar sınıfına ayrıldı.
В пра́вом углу́, у и́згороди из колю́чей про́волоки, с вражде́бной насторо́женностью уста́вилось стволо́м в не́бо зени́тное ору́дие.
Felemenkçeluchtdoelgeschut
wapen waarmee men op vliegtuigen en raketten kan schieten
eş: luchtdoelartillerie
Flakpanzer – luchtafweertank. — Flakpanzer I Uçaksavar tankı.

Etimoloji

uçak + savmak

Örnek Cümleler

Bir uçaksavar silahı, söylendiği gibi;
Sometimes, they're like that scene from the
Yeterli uçaksavar eğitimi görmemişlerdi.
The pilots had not received sufficient training.
1995'ten beri Uçaksavar Tümeni Komutanıydı.
Since 1995, he was the Commander of the Anti-Aircraft Division.
Ama hiçbir zaman uçaksavar topu olarak kullanılmadı.
The airstrip was, however, never used for shooting.
Bu tanklara karşı en etkili Alman silahın 88 mm uçaksavar topuydu.
The Germans found the 88 mm anti-aircraft guns were the only effective counter-measure.
Geminin uçaksavar bataryası, II. Dünya Savaşı boyunca geliştirildi.
The ship's anti-aircraft battery was improved over the course of World War II.
Tuzla Uçaksavar Okulu'nda hem öğrenci hem de öğretmen olarak çalıştı.
He has since been involved in Pilchuck as both a teacher and student.
Daha sonra hayvanat bahçesi uçaksavar kulesi garnizonu da teslim oldu.
The gate was later transferred to the entrance of the zoological garden of the Quinta.
Birkaç farklı SAM sistemini çalıştıran 14. Uçaksavar Füze Birimi de vardı.
There was also the 14th Anti-aircraft Missile Unit which operated several different SAM systems.
Hatta bazı uçaksavar bataryalarının tüm personeli bu kadın ya da genç kızlardı.
Some work crews even were all female.
Etkili bir uçaksavar savunması nedeniyle yeterli hava desteği de sağlanamamıştır.
Close air support was impossible for the same reasons.
Akının sonunda iki Britanyalı uçağı İtalyan uçaksavarlarının ateşi sonucu düşürülmüştür.
A failed British attack at night by two destroyers on an Italian transport.
uçaksavar ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod