Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tutarsızlık

tutarsızlık

"tutarsızlık" kelimesinin İngilizcesi: discursive. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldiscursive

Tanım

•Tutarsız olma durumu, insicamsızlık
•Tutarsız olma durumu

Diğer Dillerde

Almancainkonsistenz
das Inkonsistenzsein; Widersprüchlichkeit
Keine Inkonsistenzen entdeckt — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
Fransızcadiscursif /dis.kyʁ.sif/
discursive
eş: rationnel
köken: Formed from the root of Latin discursus and the suffix -if. In part borrowed from Medieval Latin discursivus.
aile: discursivement
Aucune erreur d'intégrité n'a été détectée — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
Rusçaнепоследовательность (dişil) /nʲɪpɐs⁽ʲ⁾ˈlʲedəvətʲɪlʲnəsʲtʲ/
inconsistency, incoherence, illogicalness
çekim: çoğul непосле́довательности · tamlayan непосле́довательности
zıt: после́довательность
köken: непосле́довательный (neposlédovatelʹnyj) + -ость (-ostʹ)
Противоречий не найдено — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
Felemenkçeredenerend
present participle of redeneren
Er zijn geen inconsistenties ontdekt — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
impertinent, insolent · cheeky
eş: πολυλογάς, φλύαρος
Δεν βρέθηκε κανένα σφάλμα ακεραιότητας — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
İsveççediskursiv
discoursive (pertaining to discourse)
köken: diskurs + -iv
Inga motsägelser detekterades — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
Fincediskursiivinen /ˈdiskursiːʋinen/
discursive
köken: Internationalism (see English discursive), ultimately from Medieval Latin discursīvus and adapted with the adjectival suffix + -inen.
aile: diskursiivisesti
Yhteensopimattomuuksia ei havaittu — Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
Като че ли има несъответствие. — Bir tutarsızlık varmış gibi görünüyor.
Katalancadiscursiu

Örnek Cümleler

Hiç tutarsızlık tespit edilmedi
No inconsistencies were detected
Tom bazı ilginç tutarsızlıklar buldu.
Tom has found some interesting discrepancies.
Bir tutarsızlık varmış gibi görünüyor.
There seems to be a discrepancy.
Filmde bazı tutarsızlıklar bulunmaktadır.
There are several inaccuracies in the movie.
Lütfen verilerdeki tutarsızlıkları bildirin.
Please report discrepancy in data.
Tom'un projesinde çok fazla tutarsızlıklar vardı.
There were too many inconsistencies in Tom's project.
İşte sana o Kitap! Kuşku/ çelişme/ tutarsızlık yok onda.
This is the Book of Allah: there is no doubt about it.
Eşitleme, bu tutarsızlıkları telafi etmek için kullanılabilir.
Rather, social factors must be used to explain these disparities.
Ve tutarsızlıklar, temel olarak "son mil" problemini yaratıyor.
And the inconsistencies create, fundamentally, this last mile problem.
Gelişen ekonomilerde ne olduğu konusunda bir tutarsızlık vardır.
There's a discrepancy in what's happening today in the emerging economies.
Jin, ailesinin kişiliğindeki tutarsızlıkları fark etmeye başlar.
Jin starts noticing discrepancies in his family's personality.
Daha sonra da oyunda gördüğü tüm tutarsızlıkları sesli olarak okudu.
Then, he read aloud all of the inaccuracies that he had seen in the game.
tutarsızlık ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod