Lütfen verilerdeki tutarsızlıkları bildirin.Please report discrepancy in data.
Tom'un projesinde çok fazla tutarsızlıklar vardı.There were too many inconsistencies in Tom's project.
Tom bazı ilginç tutarsızlıklar buldu.Tom has found some interesting discrepancies.
Bu, Standart Model ile deney arasındaki uzun süren tutarsızlıklardan biridir.This is one of the long-standing discrepancies between the Standard Model and experiment.
Cıva yörüngesindeki bir tutarsızlık, Newton'un teorisindeki kusurları belirtti.A discrepancy in Mercury's orbit pointed out flaws in Newton's theory.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..The guidelines were amended in December 2012 to remove the discrepancy.
Filmde bazı tutarsızlıklar bulunmaktadır.There are several inaccuracies in the movie.
Eşitleme, bu tutarsızlıkları telafi etmek için kullanılabilir.Rather, social factors must be used to explain these disparities.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Influence from the surrounding spoken languages is not improbable.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Understanding the properties of fuzzy measures is useful in application.
Bir tutarsızlık varmış gibi görünüyor.There seems to be a discrepancy.
Gelişen ekonomilerde ne olduğu konusunda bir tutarsızlık vardır.There's a discrepancy in what's happening today in the emerging economies.
"Bu muhteşem bir fikir ancak biz desteklemeyeceğiz; çünkü bazı tutarsızlıklar var"."Well, the idea is great, but we will not promote you, because there are several inaccuracies".
Daha sonra da oyunda gördüğü tüm tutarsızlıkları sesli olarak okudu.Then, he read aloud all of the inaccuracies that he had seen in the game.
Ve tutarsızlıklar, temel olarak "son mil" problemini yaratıyor.And the inconsistencies create, fundamentally, this last mile problem.
Eğer Internet'ten sorumlu olsaydım, sevgilinizin tutarsızlıklarını Mapquest'e girebilirdiniz.If I were in charge of the Internet, you could Mapquest your lover's mood swings.
Hakkı bâtılla/saçmalık ve tutarsızlıkla kirletmeyin. Bilip durduğunuz halde gerçeği gizliyorsunuz.Do not confuse truth with falsehood, nor conceal the truth knowingly.
Eğer o, Allah'tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.And had it been from anyone besides Allah, they would certainly find much contradiction in it.
Kuşku/ çelişme/ tutarsızlık yok onda. Bir kılavuzdur o, sakınanlar için.That is the Book, wherein is no doubt, a guidance to the godfearing
İşte sana o Kitap! Kuşku/ çelişme/ tutarsızlık yok onda.This is the Book of Allah: there is no doubt about it.
Hiç tutarsızlık tespit edilmediNo inconsistencies were detected
Bu durum, KSF'nin askeri olmayan statüsüyle tutarsızlık göstermektedir.This is inconsistent with the non-military status of the KSF.
Finaller açısından Old Sichuanese ile New Sichuanese arasında bir tutarsızlık var.There is a discrepancy between Old Sichuanese and New Sichuanese in terms of finals.
Algoritmanın her yinelemesi bir tutarsızlık hesaplar d . k yinelemesinde bu şu şekilde olur:Each iteration of the algorithm calculates a discrepancy d. At iteration k this would be:
Jin, ailesinin kişiliğindeki tutarsızlıkları fark etmeye başlar.Jin starts noticing discrepancies in his family's personality.
Bu nedenle, birçok hata ve tutarsızlık, öncelikle kopya hataları olarak kabul edilir. [1]Because of this, the many errors and discrepancies are primarily considered to be copy errors.[1]
Onaylama kodunda bir tutarsızlık olduğunda, man-in-the-middle saldırısı olabileceği düşünülür.Alternativ könnte er einen Man-in-the-Middle-Angriff versuchen.
Ancak bir "önemsiz" teori tutarsızlıkları gibi, LHC'de deney çabaları erişilebilir olabilir.Kontroverse um mögliche Gefahr durch Experimente am LHC.
Tutarsızlık Gödel'in Eksiklik TeoremiCet inexistence se déduit du théorème d'incomplétude de Gödel.
Onaylama kodunda bir tutarsızlık olduğunda, man-in-the-middle saldırısı olabileceği düşünülür.Esto permite prevenir cierto tipo de ataques man-in-the-middle.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Hay divergencias en el nivel de conocimiento de idiomas entre los estados miembros.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Le prove circa l'utilità delle piante del genere Echinacea sono incoerenti.
8 (Çok iyi kullanıcı): Dile tamamen hakim olmakla beraber sadece nadiren tutarsızlıklara sahiptir.8.0 Очень хороший пользователь Полностью владеет языком, за исключением отдельных неточностей.
Eşitleme, bu tutarsızlıkları telafi etmek için kullanılabilir.Это несоответствие можно использовать для получения прибыли.
Gerçek olaylarla filmde anlatılanlar arasındaki tutarsızlıklar hala sorgulanmaktadır.ومازالت تُستجوب حتي الآن عن التناقضات بين المذكورة في الفيلم بالأحداث الحقيقية.
Sonunda iyileşti ama kişiliğinde önemli tutarsızlıklar ortaya çıktı.إلا أنه تعافى في النهاية وكان يعرج بشكل ملحوظ.
Elde edilen veriler ve prehistorik avcılık hipotezleri arasında bazı tutarsızlıklar vardır.Existem algumas inconsistências entre os dados atualmente disponíveis e a hipótese da matança pré-histórica.
Bu tutarsızlık yakın zamanda nötrino salınım etkilerinin keşfiyle çözüldü.Este problema foi resolvido recentemente com a descoberta dos efeitos da oscilação de neutrinos.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..As diretrizes foram alteradas em dezembro de 2012 para corrigir esta anomalia.
Holmes'un Lestrade'a karşı görüşü hikâyelerde bir tutarsızlık gösterir.Raz jeszcze Holmes zaskakuje Lestrade’a swoimi nietypowymi metodami.
İki soyağacı arasında sayısal tutarsızlık ve kişi farklılıkları vardır.Między dwojgiem dojrzałych i bardzo różnych ludzi rodzi się głębokie uczucie.
Onaylama kodunda bir tutarsızlık olduğunda, man-in-the-middle saldırısı olabileceği düşünülür.Med ett sådant certifikat kan en man-in-the-middle-attack utföras.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Skillnaden mellan invandrarspråk och minoritetsspråk är alltså inte självklar.
Filmde bazı tutarsızlıklar bulunmaktadır.У фільмі присутні деякі ляпи.
İki soyağacı arasında sayısal tutarsızlık ve kişi farklılıkları vardır.З численних ремісників та торговців залишилися лише 2 різники.
Bununla birlikte, sayısız coğrafi tutarsızlık mevcuttur.Однак існують численні географічні невідповідності.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Nietzsche nevěří anglickým psychologům, kteří spatřují vznik morálky ve zvyku.
Herhangi bir tutarsızlık durumunda, genel eğilim minimum düzeyde değişiklikler yapmak yönündedir.Oproti tomu v bodu vysokého působení vyvolá každá sebemenší změna velkou změnu v rámci systému.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Evidențe privind utilitatea echinaceei sunt lipsite de consistență.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.A kasvirág (echinacea) hatékonyságáról eltérőek a tapasztalatok.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Neckham ugyanakkor kritizálja a párizsi mestereket a hiábavaló okoskodásokért.
Alexiel'i hem sevip hem de nefret etmekte olan Kira'nin bu yüzden davranışlarında tutarsızlık vardır.Kate és DiNozzo között amolyan szeretem/gyűlölöm viszony van.
Holmes'un Lestrade'a karşı görüşü hikâyelerde bir tutarsızlık gösterir.Holmesin suhtautuminen Lestradeen vaihtelee eri tarinoissa tylystä ystävälliseen.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Kielenhuoltolautakunta ei ole huomioinut ammattikielen problematiikkaa tässä.
Filmde bazı tutarsızlıklar bulunmaktadır.Υπάρχουν και μερικές ανακρίβειες στην ταινία.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Οι αποδείξεις για τη χρησιμότητα της εχινάτσιας είναι ασυνεπείς.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..Các hướng dẫn này được sửa đổi trong tháng 12 năm 2012 để sửa chữa sự bất thường này.
Bu tutarsızlık yakın zamanda nötrino salınım etkilerinin keşfiyle çözüldü.Sự không nhất quán này gần đây đã được giải quyết thông qua sự khám phá các hiệu ứng dao động neutrino.
Bu, Standart Model ile deney arasındaki uzun süren tutarsızlıklardan biridir.這是標準模型與實驗間其中一項由來已久的差異。
Bu tutarsızlık Einstein’ı denklemini tekrar gözden geçirmeye ittii.這與觀察的不一致使愛因斯坦被迫從頭再來。