tonik
/to.ˈnic/
noun
C2 seviye
TR → EN
"tonik" kelimesinin İngilizcesi: tonic, bracer, tonic. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Tıptonicnoun
Genelbracer
Geneltonic
Görsel


Çekim Tablosu
Belirtme (-i)toniği
Yönelme (-e)toniğe
Bulunma (-de)tonikte
Çıkma (-den)tonikten
Tamlayan (-in)toniğin
Çoğul (-ler)tonikler
Tanım
•isim, tıp: Organları uyaran ve güçlendiren ilaç
•Bazı içkilere katılan sıvı madde
•Cilt bakımında kullanılan, yüze ve boyna sürülen losyon
Diğer Dillerde
Almancaanregend, belebend, Elixier, erfrischend, Grundton, kräftigend /ˈanˌʁeːɡn̩t/
present participle of anregen
çekim: karşılaştırma anregender · üstünlük am anregendsten
zıt: entmutigend, enttäuschend, ermattend, ermüdend, ernüchternd, erschlaffend
anregende Gespräche
eine anregende Diskussion
eine anregende und herausfordernde Umgebung
İspanyolcatónico /ˈtoniko/
tonic
eş: fortificante, tonificante, vigorizante, reconstituyente, acentuado
aile: agua tónica
El más conocido es con la mezcla de agua tónica y se le conoce como Betón (Becherovka y tonnic). — Aynı zamanda tonik ile de servis edilir, bu karışım beton (BEcherovka+TONic) ismiyle bilinir.
İtalyancatonica
feminine singular of tonico
eş: ricostituente, energetica, stimolante, eccitante, tonificante, corroborante
Rusçaто́ник, то́ника
Felemenkçegrondtoon (eril) /ˈɣrɔntoːn/
fundamental frequency · keynote · the main subject of a poem, talk, etc.
çekim: çoğul grondtonen
eş: begintoon, finalis, tonica
köken: From grond + toon.
De grondtoon van een snaar hangt af van de lengte en spanning.
Bij het aanslaan van een gitaarsnaar hoor je eerst de grondtoon.
Elk muziekinstrument heeft zijn eigen unieke grondtoon.
tonic (first note of a scale) · the stressed vowel or consonant of a word · the main or highlighted idea or subject of something
çekim: çoğul tónicas
ヘアトニック。
右手は撥(栓抜き)を持ち、音に合わせてスコップ(胴)を叩く。 — Eksen (tonik) sesi Do, Alt çeken (sub dominant) sesi Fa ve Çeken (dominant) sesi Sol idir.
Korece토닉
İsveççegrundton
Fincejännittynyt, parantava, perussävel, piristysruiske, toonika, virkiste /ˈjænːitːynyt/
tense, tensed up, nervous (showing stress or strain)
çekim: karşılaştırma jännittyneempi · üstünlük jännittynein
aile: jännittyneesti, jännittyneisyys
Bulgarcaтонизиращ
Etimoloji
Borrowed from French tonique.
Örnek Cümleler
Bir cin ve tonik yapın.
Make it a gin and tonic.
Bir cin tonik istiyorum.
I'd like a gin and tonic.
İstediğim bir cin tonik.
What I want is a gin tonic.
Ben tonikli votka istiyorum.
I want vodka with tonic water.
Bir votka ve tonik istiyorum.
I'd like a vodka and tonic.
Ben bir votka tonik alabilir miyim?
Can I get a vodka tonic?
Bir cin tonikin bileşenleri nelerdir?
What are the constituents of a gin and tonic?
Bu kas normalde tonik olarak kasılır.
In Australia, it is normally sold by the tonne.
Cin tonik yapmak için neye ihtiyacın var?
What do you need to make gin and tonic?
Tamamen tedavi toniki olarak terfi ettirdi.
He promoted it as a cure-all tonic.
Cin ve tonik yapmak için neye ihtiyacın var?
What do you need to make gin and tonic?
Tom elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.
Tom stood in the corner of the room with a gin and tonic in his hand.
İlgili Sorular
Cerrahi olmadan yanakları sıkılaştırmanın yolları nelerdir? Yüz egzersizleri faydasız, elektrikli tonik ise baş ağrısı yapıyor. Ne yapabilirim?
Yüzdeki sarkmaları cerrahi olmadan nasıl giderebilirim? Yüz egzersizleri zarar veriyor, elektrikli tonik ise başımı ağrıtıyor. Başka bir çözüm var mı?
Yüzümü her gün yıkayıp peeling, tonik ve nemlendirici sürüyorum ama beyaz sivilcelerden kurtulamıyorum; bu sorunu çözmek için en iyi yöntem nedir?
Düzenli yıkama, eksfoliasyon, tonik ve nemlendirici kullanmama rağmen beyaz akne oluşuyor; cilt bakımım yeterli mi ve ek olarak hangi adımları atmalıyım?
Yanakları kaldırmak için ameliyat dışı alternatifler nelerdir? Yüz egzersizleri işe yaramıyor, elektrikli tonik ise baş ağrısı yapıyor. Başka önerileriniz var mı?