Ana içeriğe geç
Sözlük
/
tifüs

tifüs

/tiˈfys/
noun
TR → EN
"tifüs" kelimesinin İngilizcesi: typhus, typhus. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltyphusnoun
Geneltyphus

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tifüsü
Yönelme (-e)tifüse
Bulunma (-de)tifüste
Çıkma (-den)tifüsten
Tamlayan (-in)tifüsün
Çoğul (-ler)tifüsüz

Tanım

•Bitle geçen, ortalama 15 gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık, lekeli humma
•Bitle geçen, ortalama on beş gün süren, vücutta pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir hastalık

Diğer Dillerde

AlmancaFleckfieber, Flecktyphus /ˈflɛkˌfiːbər/
typhus
çekim: tamlayan Fleckfiebers
eş: Flecktyphus, Febris petechialis, Typhus exanthematicus, Hungertyphus, Kriegstyphus, Lagerfieber
köken: From Fleck (“spot, mark”) + Fieber (“fever”).
Tom starb an Typhus. — Tom tifüsten öldü.
Fransızcatyphus (eril) /ti.fys/
typhus
köken: From New Latin, from Ancient Greek; see above.
Cet article traite de la fièvre typhoïde. — Bu madde tifüs hastalığı hakkındadır.
İspanyolcatifus (eril) /ˈtifus/
typhus
köken: Borrowed from New Latin tȳphus, from Ancient Greek τῦφος (tûphos, “fever, stupor”).
aile: tífico, tifoideo
A los 15 años, Lidwina estaba patinando en el hielo cuando cayó y se rompió una costilla. — Caroline, henüz on yaşındayken, tifüse yakalanmış ve bu büyümesini durdurmuştur.
İtalyancatifo (eril) /ˈti.fo/
typhus · (excessive) enthusiasm; hence fan
çekim: çoğul tifi
eş: passione, entusiasmo, esaltazione, calore, fanatismo, appoggio
köken: From New Latin typhus, from Ancient Greek τῦφος (tûphos).
aile: fare il tifo, tifo addominale, tifo endemico, tifo esantematico, tifo itteroide, tifo sportivo
Rusçaмед. тиф (сыпной)
Во время сожжения Фалмута ему был 41 год. — Tifüse yakalanarak henüz 41 yaşındayken öldü.
Arapçaتِيفُوس
بعض الأوبئة شملت التيفوس. — Bu madde tifüs hastalığı hakkındadır.
Azericetif, yatalaq
Kazakçaсүзек
typhus
Yunancaτύφος (eril)
typhus
çekim: tamlayan τύφου
köken: From ancient Greek τῦφος, fever, stupor, which in turn is derived from τύφω (túphō, “to smoke”).
Οι ψείρες μπορούν να μεταδώσουν επικίνδυνες ασθένειες, όπως ο τύφος. — Bitler tifüs gibi hastalıkların taşıyıcısıdırlar.
Japoncaチフス /t͡ɕiɸɯ̟̊sɨ/
typhus, typhoid fever
köken: Borrowed from German Typhus or Dutch typhus, older spelling of modern Dutch tyfus.
敗戦の翌年、発疹チフスで死去。 — Ancak kısa bir süre sonra Tifüs'ten dolayı öldü.
Korece발진티푸스
Fincepilkkukuume /ˈpilkːuˌkuːmeˣ/
typhus
çekim: çoğul pilkkukuumeet · tamlayan pilkkukuumeen
köken: pilkku + kuume
Çekçetyfus (eril) /ˈtɪfus/
typhus
çekim: çoğul tyfy · tamlayan tyfu
aile: břišní tyfus, skvrnitý tyfus
V Dachau krátce před koncem války zemřel na tyfus. — Ancak kısa bir süre sonra Tifüs'ten dolayı öldü.
Rumencetifos (nötr) /ˈti.fos/
typhus
çekim: çoğul tifosuri · tamlayan tifosului
köken: Borrowed from Greek τύφος (týfos).
Epidemia de tifos de la sfârșitul războiului a cauzat numeroase morți. — Şehirde çıkan büyük bir tifüs salgını çok sayıda Venedikli şehir halkının ölümüne neden oldu.
Macarcaflekktífusz, kiütéses tífusz, tífusz
İzlandacaflekkusótt
Faroecetýfus

Etimoloji

Borrowed from French typhus, from Ancient Greek τῦφος (tûphos). Doublet of tifo (“typhoid fever”).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom tifüsten öldü.
Tom died of typhus.
1920'de tifüsten öldü.
He died of typhus in 1920.
Tifüs, bulaşıcı bir hastalıktır.
Typhus is a contagious disease.
Tifüs ve sıtma salgınları da yaygındı.
Epidemics of typhus and malaria were also widespread.
Ancak kısa bir süre sonra Tifüs'ten dolayı öldü.
Soon after that he died of typhus.
Bitler tifüs gibi hastalıkların taşıyıcısıdırlar.
Lice are vectors of diseases such as typhus.
Savaş bir macera değildir. Savaş bir hastalıktır. Tifüs gibi.
War is not an adventure. War is an illness. Like typhus.
Tifüs salgını, 3.000'den fazla İrlandalı göçmenin gelişiyle Bytown'u vurdu.
The typhus outbreak hit Bytown with the arrival of over 3,000 Irish immigrants.
Tifüs, çiçek ve sarıhumma hastalıkları bitirildi ve sıtma önemli ölçüde azaldı.
Typhus, smallpox, and yellow fever were eradicated, and malaria was significantly reduced.
Rickettsia'nin bir türü tifüse, bir diğeri ise Kayalık Dağlar benekli hummasına neden olur.
One species of Rickettsia causes typhus, while another causes Rocky Mountain spotted fever.
Tifüs ve diğer hastalıklardan kurtulan yolcular sonraki seyahatte de iyice bitkin düştüler.
Even those passengers who escaped typhus and other diseases were weakened by the journey.
tifüs ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod