Tepki vermekte hiç gecikmedi.
We were not slow to react.
Bu şekilde tepki vermek için eğitildik.
We're trained to react this way.
15 dakikalık aşırı tepki vermek limitimiz olsun.
If we get 15 minutes of overreaction time, that's the limit.
Her türlü sese şaşkınlıkla tepki vermektedirler.
I shall deliver you from all sinful reactions.
Cumhurbaşkanlığı bu sözlere tepki vermekte gecikmedi.
The president's office reacted quickly.
Tepki vermek istiyorlar .Aynı şeyleri söylemek istiyorlar.
They want to respond. They want to say the same thing.
Bu nedenle hızlı bir tepki vermek zorunda olduğumuzu biliyorduk.
So we knew we had to react quickly.
Erivan'daki yetkililer Erdoğan'ın sözlerine tepki vermekte gecikmediler.
Officials in Yerevan responded immediately to Erdogan's remarks.
Tepki vermek için başka birini bekliyor. Neden hiç kimse tepki vermiyor?
Why isn't anyone else reacting?
Operasyonun amacı eyalette çıkabilecek potansiyel şiddet olaylarına tepki vermekti. [AFP]
The operation was designed to respond to potential violence in the province. [AFP]
tepki vermek ile daha fazla örnek cümle →