telaşlanma

noun
C2 seviye
TR → EN

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)telaşlanmayı
Yönelme (-e)telaşlanmaya
Bulunma (-de)telaşlanmada
Çıkma (-den)telaşlanmadan
Tamlayan (-in)telaşlanmanın
Çoğul (-ler)telaşlanmalar

Tanım

•Telâşlanmak işi

Örnek Cümleler

- Telaşlanma, Bear.
- Slow it down, baby.
İyi misin, ahbap? Sakın telaşlanma.
You okay, buddy?
Tom'un biraz telaşlanmaya bir eğilimi var.
Tom has a tendency to get a little worked up.
Bu biraz karışık gibi ama fazla telaşlanmayın.
If this is confusing to you -- don't worry too much.
Size söyleyeceğim bir şey var. Sakın telaşlanmayın.
I have something to tell you.
Tamam, biraz daha zamanımız var. Yani telaşlanma. Hey.
Okay, now, we got plenty of time, buddy, so don't you worry.
Eğer üslerin ne olduğunu bilmiyorsanız telaşlanmayın çünkü .
Don't worry if you don't know what exponents are, because this has no exponents in them.
Halen, çok daha fazla arayan ortaya çıktı eskisinden daha telaşlanmak.
Presently he emerged, looking even more flurried than before.
Onlar için tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden de telaşlanma!
Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Theresa, Tony'nin nerede yaşadığını bildiğini fark edince telaşlanmaya başlar.
Theresa starts to worry as she realizes that Tony knows where she lives.
telaşlanma ile daha fazla örnek cümle →