tecavüzcü

/te.d͡ʒaː.vyzˈd͡ʒy/
noun
C2 seviye
TR → EN
"tecavüzcü" kelimesinin İngilizcesi: rapist. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelrapistnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)tecavüzcüyü
Çoğul (-ler)tecavüzcüler

Tanım

•rapist

Diğer Dillerde

AlmancaVergewaltiger, Vergewaltigerin (eril) /fɛɐ̯ɡəˈvaltɪɡɐ/
rapist
çekim: çoğul Vergewaltigern · tamlayan Vergewaltigers
köken: vergewaltigen + -er
Ich habe Angst vor Dieben ... — Kız: Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım...
Fransızcavioleur, violeuse (eril) /vjɔ.lœʁ/
rapist
çekim: çoğul violeurs
köken: From viol + -eur.
Espèce d'horrible violeur — Sen çirkinsin Tecavüzcü
İspanyolcaviolador, violadora /bjolaˈdoɾ/
violating
çekim: çoğul violadores
köken: From Latin violātor.
aile: droga del violador
Los Violadores, "Ellos son". — Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
İtalyancastupratore, stupratrice (eril) /stu.praˈto.re/
rapist
çekim: çoğul stupratori
eş: violentatore, bruto, mostro
köken: From Latin stuprātōrem (“rapist”).
Lo stupratore si comporta così con la vittima dello stupro. — Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.
Rusçaнаси́лователь, наси́ловательница, наси́льник, наси́льница
Насильник так относится к жертве насилия. — Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.
Arapçaمُغْتَصِب
تعالي و اقف فى وش المغتصبين — Gelin ve tecavüzcülere karşı durun,
Farsçaتجاوزگر
Kazakçaзорлаушы, зорлықшы
Özbekçetajovuzkor, zoʻravon
Felemenkçeverkrachter, verkrachtster (eril) /vərˈkrɑx.tər/
rapist · violator, offender
çekim: çoğul verkrachters
köken: From Middle Dutch vercrachter. Equivalent to verkrachten + -er.
aile: serieverkrachter
Het zijn verkrachters". — Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
Portekizceestuprador, estupradora (eril) /is.tu.pɾaˈdoʁ/
rapist (someone who rapes)
çekim: çoğul estupradores
köken: From estuprar + -dor.
Esa minifalda es una invitación a los violadores. — Mini etek tecavüzcülere davetiye çıkartmaktır.
Yunancaβιαστής (eril)
a rapist
çekim: çoğul βιαστές · tamlayan βιαστή
köken: From Byzantine Greek βιαστής (biastḗs). By surface analysis, βιάζω (viázo, “to rape”) + -στής (-stís, “-ist, -er”).
Ο βιαστής μεταχειρίζεται έτσι το θύμα του βιασμού. Ο παιδεραστής το παιδί στο οποίο ασέλγησε. — Tecavüzcü bunu kurbanina yapiyor.
Japoncaレイパー, レイピスト, 強姦犯, 強姦者 /ɾe̞ːpa̠ː/
rapist
köken: Borrowed from English raper.
何が賊だ」と言い返した。 — Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
Korece강간범, 강간자
소녀: 저는... 강도... — Kız: Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım...
İsveççevåldtäktskvinna, våldtäktsman
a rapist (a person who rapes or has raped someone)
çekim: çoğul våldtäktsmän · tamlayan våldtäktsmans
köken: From våldtäkt + -s- + man.
Våldtäktsmannen gör detta mot den våldtagne. — Tecavüzcü bunu kurbanina yapiyor.
Lehçegwałciciel, gwałcicielka (eril) /ɡvawˈt͡ɕi.t͡ɕɛl/
rapist · violator (person who does not comply with the law)
çekim: çoğul gwałciciele · tamlayan gwałciciela
köken: Etymology tree Polish gwałt Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Old Polish -ić Polish -ić Polish gwałcić Proto-Indo-European *-tḗr? Proto-Slavic *-jь? Proto-Slavic *-teľь Polish -ciel Polish gwałciciel From gwałcić + -ciel.
Gwałciciel i ofiara gwałtu — Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.
Ukraynacaґвалтівни́к
Hintçeबलात्कारी
Finceraiskaaja /ˈrɑi̯skɑːjɑ/
rapist, raper
çekim: çoğul raiskaajat · tamlayan raiskaajan
köken: raiskata + -ja
aile: lastenraiskaaja, sarjaraiskaaja
Raiskaaja tekee tämän raiskauksen uhrille. Lapsiinsekaantuja hyväksikäytetylle lapselle. — Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.
Çekçenásilnice, násilník (eril) /ˈnaːsɪlɲiːk/
rapist
çekim: çoğul násilníci · tamlayan násilníka
eş: surovec, útočník, neurvalec, sexuální násilník
köken: Inherited from Proto-Slavic *nasilьnikъ. By surface analysis, násilí + -ník.
Bojím se... lupičů... násilníků... dívka: — Kız: Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım... Kız:
Rumenceviolatoare, violator (dişil)
female equivalent of violator
çekim: çoğul violatoarelor · tamlayan violatoarei
Violatorul face acelasi lucru victimei sale. — Tecavüzcü bunu kurbanina yapiyor.
Macarcaerőszakoló, erőszaktevő /ˈɛrøːsɒktɛvøː/
rapist
çekim: çoğul erőszaktevők
köken: From erőszak (“violence; rape; assault”) + tevő (“doer”), from the tev- stem of tesz (“to do”) + -ő (present-participle suffix).
A valák szóltak.” — Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
Latinceconstuprātor, stuprator, stupratrix (eril) /stʊˈpraː.tɔr/
rapist · defiler
çekim: çoğul stuprātōrēs · tamlayan stuprātōris
köken: Etymology tree Latin stuprō Proto-Indo-European *-tōr Proto-Italic *-tōr Latin -tor Latin stuprātor From stuprō (“to have illicit sex”) + -tor (agent noun suffix).
female rapist
çekim: çoğul voldtægtskvinder · tamlayan voldtægtskvindes
köken: voldtægt (“rape”) + -s- + kvinde (“woman”)
Jeg er bange for... tyve... voldtægtsforbrydere... pige: Jeg er bange for at blive voksen. mand: — Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım...
Norveççevoldtektsforbryter, voldtektskvinne, voldtektsmann
«Voldtektsofrene forteller». — Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
Endonezcepemerkosa, perogol /pə.mərˈkɔ.sa/
rapist (a person who has committed rape)
köken: Affixation of peng- + perkosa.
Si pemerkosa Melakukan Perkosaan ini untuk korban. — Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.
Bulgarcaнаси́лник
Демонстрантите крещят: "Крадци! — Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
Slovakçanásilníčka
Posiljevalec to počne svoji žrtvi. — Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.

Etimoloji

From tecavüz (“rape”) + -cü (-ist, -er).

Örnek Cümleler

Onlar tecavüzcü.
They're rapists.
Tecavüzcüler” söyleminde bulundu.
"When Men Are Raped".
Tecavüzcü bunu kurbanına yapıyor.
The rapist does this to the victim of rape.
Şüpheli tecavüzcü gözaltına alındı.
The suspected rapist was taken into custody.
Sami hüküm giymiş bir çocuk tecavüzcüsüdür.
Sami is a convicted child rapist.
Mini etek tecavüzcülere davetiye çıkartmaktır.
That miniskirt is an invitation to a rapist.
Tecavüzcülerden ve katillerden oluşan bir imaj.
The image of a rapist and a murderer.
Kız: Ben, hırsızlarda... tecavüzcülerden korkarım... Kız:
I fear... robbers... rapers... girl:
Nicholas Groth, tecavüzcünün amacına göre üç tür tecavüz tanımladı.
Nicholas Groth has described three types of rape, based on the goal of the rapist.
Tecavüzcü, yargılanması sırasında hiçbir pişmanlık işareti göstermedi.
The rapist showed no signs of remorse during his trial.
Gelin ve tecavüzcülere karşı durun, Çünkü biz evlerimize saklanmayı düşünmüyoruz.
Come and stand against the rapists, because we do not plan to hide in our homes.
Sanki, acımasız tecavüzcüler ve katiller her gün aramızda dolaşıyormuş gibi hissediyorum.
It feels like ferocious potential rapists and murderers are roaming around us all the time.
tecavüzcü ile daha fazla örnek cümle →