•Solunumun yapılamadığı veya yetersiz olduğu durumlarda soluk alma işlevini mekanik olarak yerine getiren veya destekleyen aygıt; solunum aygıtı, ventilatör.
•Nefes almakta sorun yaşayan hastalarda kullanılan tıbbi cihaz; ventilatör
Etimoloji
solunum + cihaz
Örnek Cümleler
Kendisine solunum cihazı bağlandı.
He is a left-handed shuttler.
Dan, Linda'yı solunum cihazından ayırdı.
Dan disconnected Linda from her respirator.
Sibley Memorial Hastanesine yatırıldı ve solunum cihazına bağlandı.
He was admitted to Sibley Memorial Hospital and put on a ventilator.
Kendi başına nefes alıp veremiyordu, suni solunum cihazına bağlandı.
Unable to breathe on her own, she was put on a ventilator.
Gücünün bir kısmını siktiğim solunum cihazını tamir etmek için kullan.
Use some of your force to fix your f&cking respirator.
Dedić'in14 Ağustos 2015'te ciğerleri iflas etti ve solunum cihazına bağlandı.
On 8 August, it was reported that his inflammation had calmed down and responded well to drugs.
Müsabaka sırasında herhangi bir solunum cihazı ile oynamalarına izin verilmez.
They are not allowed to play with any kind of breathing apparatus during competitive play.
1928 - Suni solunum cihazı ilk kez Boston'daki bir çocuk hastanesinde kullanıldı.
1928 – An iron lung respirator is used for the first time at Children's Hospital, Boston.
Asfiksi : [1] Su altı buz hokeyi tipik olarak solunum cihazından yararlanmaksızın oynanır.
Asphyxiation:[16] Underwater Ice Hockey is typically played without a breathing apparatuses.
Lahor'daki bir hastanede tedavi altında olduğu ve solunum cihazı desteğinde olduğu bildirildi. [1]
He had been under treatment at a hospital in Lahore, and was reportedly on ventilator support.[6]