sinirsel
C2 seviye
TR → EN
Görsel




Tanım
•sıfat: Sinirle ilgili; asabi, nevrotik
Diğer Dillerde
Rusçaнервный /ˈnʲervnɨj/
nerve; nervous · nervous, easily excitable or provoked · nerve-wracking, creating a lot of worry
çekim: karşılaştırma (по)нервне́е
eş: возбуждённый, взволнованный, раздражённый, порывистый, судорожный, резкий
köken: нерв (nerv) + -ный (-nyj)
Нервная деятельность все время меняется. — Sinirsel etkinlik sürekli değişir.
не́рвная кле́тка
не́рвная систе́ма
Но́вый сотру́дник оказа́лся не́рвным молоды́м па́рнем.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Sinirsel kanıt
Neural evidence
Sinirsel aktivasyon
Neural activity
Sinirsel Bağlantılar
Neural correlates
Sinirsel senkronizasyon
Neural synchrony
Qualia'nın Sinirsel Temeli
The neural basis of qualia
Tom'un sinirsel çöküntüsü vardı.
Tom had a mental breakdown.
Sinirsel etkinlik sürekli değişir.
Neural activity is constantly changing.
Sinirsel olarak ilgi çekici de değil.
It's just not interesting neurally.
Yeni çocuğun sinirsel bir kekemeliği vardı.
The new boy had a nervous stammer.
Karşıt sinirsel uyarı metodunun avantajları:
The advantages of responsive neurostimulation:
Bu sinyallere sinirsel (nöral) etkinlik denir.
These signals are called neural activity.
Bu bir sinirsel çöküşe neden oldu - (Gülüşmeler)
This led to a little breakdown -- (Laughter)