Katip hatayı silmeye çalıştı.
The typist tried to erase the error.
Sami izlerini silmeye çalışıyordu.
Sami was trying to erase his tracks.
Boş olmayan dizinleri silmeye zorla
Force deletion of non-void directories
(Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.
They shall enjoy an unceasing gift.
Onlara ise hiç eksilmeyen bir mükâfat vardır.
Theirs shall be hire unending.
Kesilip-eksilmeyen ve yasaklanmayan (meyveler).
Unending, unforbidden,
Tanrı Oğlu, Tanrı olacak Tanrısallık eksilmeyecek.
The Nonviolent Coming of God.
Ve umudun kesilmeye başladığını burada görebilirsiniz.
And you can see the start of it here.
Bu da arka taraftaki Bakire Meryem. Silmeye başlamışlar.
Here's the Virgin Mary on the backside, which they started to wipe off.
Girdi' yi silmeye çalışırken beklenmedik bir hata oluştu
An unexpected error occurred trying to delete the entry
Onları yüklemeye, indirmeye ve silmeye olanak vermiyordu.
He certainly would not let them in or near the homestead."
Anılarımı silmeye ve eve gitmemi engellemeye çalışıyorlar.
Trying to erase my memories and keep me from going home.
silmeye ile daha fazla örnek cümle →