O hapseneye atıldı.
He was put in prison.
Seneye on yedi olacağım.
I'll be seventeen next year.
"'Lig seneye 17 takım'".
"USL Week 17 Team of the Week".
Seneye askerliğini yapacak.
He'll be eligible for the draft next year.
Seneye altı yaşında olacak.
She is going to be six next year.
Seneye Boston'da olmayacağım.
I won't live in Boston next year.
Seneye on üç yaşında olacağım.
I'll be thirteen next year.
Seneye durumlar kötüleşebilir."
They could get worse next year.
Seneye on yedi yaşında olacağım.
I'll be seventeen next year.
Seneye görüşmek üzere," yazıyordu.
"It was a very long year for me," he wrote later.
Seneye Boston'da yaşamıyor olacağım.
I won't live in Boston next year.
Seneye İngiltere'ye gitmen gerekecek.
You will have to go to England next year.
seneye ile daha fazla örnek cümle →