Ana içeriğe geç
Sözlük
/
radyoaktivite

radyoaktivite

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"radyoaktivite" kelimesinin İngilizcesi: radioactivity, radioactive decay. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelradioactivitynoun
Genelradioactive decay

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)radyoaktiviteyi

Tanım

•isim, fizik: Alfa, beta veya gama ışınlarını yayma özelliği; ışın etkinlik, radyo etkinliği

Diğer Dillerde

AlmancaRadioaktivität /ˌʁadi̯oʔaktiviˈtɛːt/
radioactivity
eş: Kernzerfall
"Radioaktivität" ist ein chemischer Begriff. — Radyoaktivite, kimyasal bir terimdir.
Fransızcaradioactivité (dişil)
radioactivity
çekim: çoğul radioactivités
Il y étudie la radioactivité et la physique nucléaire. — Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.
İspanyolcaradioactividad (dişil)
radioactivity
En 1896, el químico francés A. Henri Becquerel descubrió la radiactividad. — 1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Rusçaрадиоактивность (dişil) /ˌradʲɪɐɐkˈtʲivnəsʲtʲ/
radioactivity
çekim: çoğul радиоакти́вности · tamlayan радиоакти́вности
köken: радиоакти́вный (radioaktívnyj) + -ость (-ostʹ)
Начаты исследования по радиационной физике и радиобиологии. — Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.
Всё бы́ло норма́льным для плане́ты, за исключе́нием повы́шенной радиоакти́вности.
Felemenkçeradioactiviteit (dişil) /ˌraː.di.oː.ɑk.ti.viˈtɛi̯t/
radioactivity (quality of being radioactive) · radioactivity (certain quantity of radiation)
çekim: çoğul radioactiviteiten
köken: From radioactief + -iteit.
1 - Antoine Henri Becquerel ontdekt de radioactiviteit. — 1 Mart - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Portekizceradioatividade (dişil) /ˌʁa.d͡ʒi.o.a.t͡ʃi.viˈda.d͡ʒi/
radioactivity
çekim: çoğul radioatividades
köken: From radio- + atividade.
1896 Antoine Henri Becquerel descobre a radioatividade. — 1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Yunancaραδιενέργεια (dişil)
radioactivity
çekim: tamlayan ραδιενέργειας
eş: ἀκτινεργία
Το 1896 ο Ανρί Μπεκερέλ ανακαλύπτει τη ραδιενέργεια. — 1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Japonca放射能 /ho̞ːɕa̠no̞ː/
radioactivity
köken: 放射(ほうしゃ) (hōsha, “radiating, emitting”) + 能(のう) (nō, “ability, capacity”)
aile: 放射能量
放射線、核物理学の研究を行った。 — Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.
Korece방사능 /ˈpa̠(ː)ŋsʰa̠nɯŋ/
radioactivity
köken: Sino-Korean word from 放射能.
바다에서, 기름과 플라스틱과 방사능의 공통점은 무엇일까요? — Okyanusta petrol, plastik ve radyoaktivite arasındaki ortak nokta nedir?
Lehçepromieniotwórczość, radioaktywność (dişil) /prɔ.mjɛ.ɲɔˈtfur.t͡ʂɔɕt͡ɕ/
radioactivity (emission of ionizing radiation)
çekim: tamlayan promieniotwórczości
eş: radioaktywność
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *per-der. Proto-Slavic *porti Proto-Slavic *-my Proto-Slavic *pormy Old Polish promień Polish promień Proto-Slavic *-o- Old Polish -o- Polish -o- Proto-Indo-European *twerH- Proto-Balto-Slavic *twarīˀtei Proto-Slavic *tvorìti Old Polish tworzyć Polish tworzyć Proto-Indo-European *-keh₂ Proto-Indo-European *-i-keh₂ Proto-Balto-Slavic *-ikāˀ Proto-Slavic *-ьka…
W 1896 Antoine Henri Becquerel odkrył promieniowanie jądrowe. — 1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Займається питаннями ядерної та радіаційної безпеки . — Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.
Hintçeविकिरण, विकिरणशीलता (eril) /ʋɪ.kɪ.ɾəɳ/
radiation
çekim: çoğul विकिरणों
köken: Borrowed from Sanskrit विकिरण (vikiraṇa). From वि- (vi-, “out”) + किरण (kiraṇ, “ray”).
aile: विकिरणशील
Finceradioaktiivisuus /ˈrɑdioˌɑktiːʋisuːs/
radioactivity
çekim: çoğul radioaktiivisuudet · tamlayan radioaktiivisuuden
köken: radioaktiivinen + -uus
Hän on tutkinut materiaali- ja röntgenfysiikkaa. — Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.
Çekçeradioaktivita (dişil) /ˈradɪjoaktɪvɪta/
radioactivity
çekim: çoğul radioaktivity · tamlayan radioaktivity
Jaderná a radiační fyzika - Radioaktivita. — Nükleer fizik ve radyoaktivite üzerine çalıştı.
Rumenceradioactivitate (dişil)
radioactivity
çekim: çoğul radioactivităților · tamlayan radioactivități
köken: Borrowed from French radioactivité. Equivalent to radioactiv + -itate.
În 1896, este descoperită radioactivitatea de către Henri Becquerel. — 1896 - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
İbraniceקרינה, רדיואקטיביות (dişil) /kʁiˈna/
radiation, irradiation
köken: Verbal noun of קָרַן (karán, “to radiate”).
aile: קְרִינָה מְיַנֶּנֶת, קְרִינַת אַלְפָא
באוקינוס, מה משותף לנפט, פלסטיק ורדיואקטיביות? — Okyanusta petrol, plastik ve radyoaktivite arasındaki ortak nokta nedir?
radioactivity
Den første leddetråd til stjernelysets oprindelse skete så sent som 1899: Radioaktivitet. — Yıldızların ışığının kaynağına dair ilk ipucu son zamanlarda, 1899 yılında ortaya atıldı: radyoaktivite.
Vietnamcasự phóng xạ
5 tháng 3: Antoine Henri Becquerel khám phá tia phóng xạ. — 1 Mart - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Година по-късно Анри Бекерел открива радиоактивността.. — 1 Mart - Henri Becquerel, radyoaktiviteyi keşfetti.
Slovakçarádioaktivita
Libby bol fyzikálny chemik a zaoberal sa rádioaktivitou a izotopmi. — Kimyasal bağ yapısı, radyoaktivite ve izotoplar üzerine çalışmaları vardır.
Litvancaradioaktyvumas
Be to, šis variklis sukelia radijo ryšio trikdžius. — Bunun dışında sıcaklık da radyoaktiviteye etkiler.
ray; radiation; radioactivity.
köken: From Pali raṃsi. Cognate with Lao ລັງສີ (lang sī), ຣັງສີ (rang sī).
aile: รังสีแกมม่า, รังสีความร้อน, รังสีคอสมิก, รังสีเบตา, รังสีเหนือม่วง, รังสีอัลฟา, รังสีอินฟราเรด, รังสีเอ็กซ์
Katalancaradioactivitat (dişil)
radioactivity
çekim: çoğul radioactivitats
Galceymbelydredd (eril) /əmbɛˈlədrɛð/
radiation (radioactive energy) · radioactivity
köken: From ymbelydru (“to radiate”) + -edd.
İrlandacaradaighníomhaíocht (dişil)
radioactivity
çekim: tamlayan radaighníomhaíochta
köken: rada- + gníomhaíocht

Etimoloji

From French radioactivité.

Örnek Cümleler

Doğal olarak oluşan radyoaktivite
Naturally occurring radioactivity
Radyoaktivite, kimyasal bir terimdir.
'Radioactivity' is a chemical term.
Bunu radyoaktivite olarak adlandırır.
She calls it radioactivity.
Radyoaktivite, Henri Bekerel tarafından 1896'da keşfedilmiştir.
Radioactivity by Henri Becquerel in 1896.
Bu yöntemlerde radyoaktivite genelde sintilasyon sayacı ile ölçülür.
Radioactivity is usually measured in these procedures using a scintillation counter.
Okyanusta petrol, plastik ve radyoaktivite arasındaki ortak nokta nedir?
In the ocean, what is the common point between oil, plastic and radioactivity?
Bu seviyedeki radyoaktivite az tehlike arz edebilir ama ölçmeyi karmaşıklaştırabilir.
These levels of radioactivity pose little danger but can confuse measurement.
Bu seviyedeki radyoaktivite az tehlike arz edebilir ama ölçmeyi karmaşıklaştırabilir.
These levels of radioactivity pose little danger but can confuse measurement.
Radyoaktivite ve tespit edilmiş iyonlaştırıcı radyasyonun bağlantısını gösteren grafik
Graphic showing relationships between radioactivity and detected ionizing radiation
Wilson odası, radyoaktiviteyi ölçebilen ilkel bir sintilasyon sayacını temsil ediyordu.
The Wilson chamber represented a primitive scintillation counter which could measure radioactivity.
Yapay radyoaktivitenin gezegendeki hayatının neredeyse tamamını öldürdüğünü keşfediyorlar.
They discover that artificial radioactivity has killed almost all life on that planet.
radyoaktivite ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod