pastırma

/pas.tɯɾˈma/
noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"pastırma" kelimesinin İngilizcesi: pastirma, pastirma, pastrami. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpastirmanoun
Genelpastirma
Genelpastrami

Görsel

Patates Püresi Üzerinde Pastırma Dilimleriyle Sıcacık Ev Yemeğipastırma ve haşlanmış yumurtalı kahvaltılık makarna kasesi tarifikahvaltı burgeri: yumurta, pastırma ve eritilmiş peynirli sıcak sandviçfırında kızarmış patates çanakları üstünde pastırma ve krema sosu

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)pastırmayı
Yönelme (-e)pastırmaya
Bulunma (-de)pastırmada
Çıkma (-den)pastırmadan
Tamlayan (-in)pastırmanın
Çoğul (-ler)pastırmalar

Tanım

•tuz, çemen, kırmızı biber karışımının et üzerine sürülerek güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek
•Tuz, çemen, kırmızıbiber karışımının et üzerine sürülerek güneşte veya iste kurutulması yoluyla yapılan yiyecek

Diğer Dillerde

AlmancaPastrami
geräuchertes und pikant gewürztes Rindfleisch, das meist in sehr dünnen Scheiben in einem Sandwich gegessen wird
Rinderbrust auf Sauerteig? BM: — Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:
Fransızcapasterma
En Turquie, jambon de mouton séché et assaisonné.
Pastrami et pain au levain ? BM : — Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:
İspanyolcapastrami, pastrón
Variante de pastrón.
De acuerdo. ¿Pastrami en pan agrio? — Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:
Rusçaбастурма (dişil) /bəstʊrˈma/
bastirma
çekim: tamlayan бастурмы́
köken: Borrowed from Armenian բաստուրմա (basturma).
Что надевать на бабье лето? — Pastırma yazında ne giyilir?
Arapçaبَسْطِرْمَة
كان يمكن لي أن يجهش بالبكاء في لحم الخنزير المقدد والبيض. — Pastırma ve yumurta hıçkırdı olabilir.
Farsçaباسترمه
Azericebasdırma
verbal noun of basdırmaq · pastirma (a highly seasoned, air-dried cured beef)
çekim: çoğul basdırmalar · tamlayan basdırmann
köken: From basdır- + -ma.
Özbekçebostirma
είδος αλλαντικού που αποτελείται από πιεσμένο, παστωμένο και ψημένο κρέας το οποίο περιβάλλεται από στρώμα μπαχαρικών με έντονη και χαρακτηριστική μυρουδιά
(Αρκετές ώρες μετά το γεύμα) (Σειρήνα] — Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:
Japoncaパストラミ
デレクは耳垢のような味がしたりする — Hapishane soğuk, sert pastırma tadında
Korece파스트라미
나는 베이컨, 달걀로 할 수 sobbed. — Pastırma ve yumurta hıçkırdı olabilir.
Lehçepasturma
rodzaj wędliny z suszonej wołowiny o wyrazistym smaku i aromacie; specjalność kuchni tureckiej
"Pastrami i chleb na zakwasie?" BM: — Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:
Rumencepastramă (dişil)
pastrama
çekim: çoğul pastrame · tamlayan pastrame
köken: Borrowed from Ottoman Turkish باصدرمه (modern Turkish pastırma).
BM: Nu. Angajat birou: — Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:
Bulgarcaпастърма (dişil) /pɐstɐrˈma/
pastirma, pastrami (highly seasoned, air-dried cured beef)
çekim: çoğul пастърми́
köken: Borrowed from Ottoman Turkish باصدرمه (pastırma).
Взел си хранениче - момиче, което също починало. — Rahmetli Pastırma Dursun Ali vardı eskiden o da öldü.
Arnavutçapastërma
Ermeniceբաստուրմա /bɑstuɾˈmɑ/
bastirma, pastirma
çekim: çoğul բաստուրմաներ
köken: From Ottoman Turkish باصدرمه (basdırma, pasdırma).
Yidişפּאַסטראַמע (dişil) /pasˈtramə/
pastrami (seasoned smoked cut of beef)
köken: From Romanian pastramă, from Turkish pastırma.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish باصدرمه (basdırma, pasdırma) or باصدیرمه, verbal noun of باصدرمق (basdırmak, “to let or make press”). Originally bastırma et (pressed meat).

Örnek Cümleler

Pastırmayı kokladım.
I smelled bacon.
Pastırma kokuyor muyum?
Do I smell bacon?
Pastırma nereden gelir?
Where does bacon come from?
Pastırma kokusu alıyorum.
I smell bacon.
Pastırma ve yumurta yedik.
We had bacon and eggs.
Tom bütün pastırmayı yedi.
Tom ate all the bacon.
Benim domuz pastırmam hazır.
My bacon is ready.
Tom pastırmalı yumurta yiyor.
Tom is eating bacon and eggs.
Pastırmamı benim için ayırdın.
You've saved my bacon for me.
Kanadalı pastırma sever misin?
Do you like Canadian bacon?
Kim daha fazla pastırma istiyor?
Who wants more bacon?
Pastırma ve yumurta pişireceğim.
I'll cook bacon and eggs.
pastırma ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelindian summer