Ana içeriğe geç
Sözlük
/
park etmek

park etmek

verb
TR → EN

Çekim Tablosu

Geniş zamanpark edemem
Şimdiki zamanpark edebiliyor
Gelecek zamanpark edecek
Geçmiş zamanpark edemedi
Şartpark edemese
Gereklilikpark edememeli
Emirpark edeme

Tanım

•taşıtları trafik kuralları bakımından uygun bir yerde belli süre bırakmak

Diğer Dillerde

Felemenkçeparkeren /ˌpɑrˈkeː.rə(n)/
to park, halt and leave a vehicle in a spot · to position, leave; to side-track someone
çekim: geçmiş parkeerden · ortaç geparkeerd · şimdiki parkeert · ulaç parkerend
köken: Borrowed from French parquer.
aile: fileparkeren, inparkeren, parkeerautomaat, parkeerbeambte, parkeerboete, parkeerbon, parkeergarage, parkeergelegenheid, parkeermeter, parkeernaheffingsaanslag
Laden, lossen en parkeren op een bushalte is niet toegestaan. — Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Park etmek yasak!
Parking prohibited!
Park etmek yasaktır.
Parking is prohibited.
Park etmek bir kâbustu.
Parking was a nightmare.
Buralarda park etmek yasaktır.
You're not allowed to park around here.
Park etmek ve giriş ücretsizdir.
Parking and admission are free.
Buraya park etmek için izin aldık.
We got permission to park here.
Park etmek için bir yer bulamadım.
I wasn't able to find a place to park.
Buraya park etmek için izin aldın mı?
Did you get permission to park here?
Arabamı buraya park etmek zorundayım.
I have to park my car here.
Bu şeyi park etmek için yerin var mı?
Do you have room to park this thing?
Orada araba park etmek yasal değildir.
It is illegal to park a car there.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.
Overnight camping and parking is prohibited.
park etmek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod