Ana içeriğe geç
Sözlük

park etmek ile cümle

park etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O araba o kadar büyük ki onu park etmek zordur.That car's so big that parking it is difficult.
Buraya park etmek için izin aldın mı?Did you get permission to park here?
Orada araba park etmek yasal değildir.It is illegal to park a car there.
Kanuna aykırı park etmekten, ona 5.000 yen ceza verdiler.They fined him 5,000 yen for illegal parking.
Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.Tom circled the block looking for a place to park.
Arabamı buraya park etmek zorundayım.I have to park my car here.
O, yeni arabasını sokağa park etmek istemedi.He didn't want to park his new car on the street.
Tom'un arabasına çok yakın park etmek istemiyorum.I don't want to park too close to Tom's car.
Park etmek yasak!Parking prohibited!
Buradan iki blok öteye park etmek zorunda kaldım.I had to park two blocks from here.
Onlar arabaları park etmek için bir alanı çitle ayırdı.They fenced off an area to park cars.
Buralarda park etmek yasaktır.You're not allowed to park around here.
İzinsiz engelli bir bölgeye park etmek için ağır para cezası vardır.There are heavy fines for parking in a disabled zone without a permit.
Arabayı geriye doğru park etmek neden ileriye doğru park etmekten daha kolaydır?Why is it easier to park the car backwards than forwards?
Buraya park etmek için izin aldık.We got permission to park here.
Tom arabasını park etmek için bir yer arıyor.Tom is looking for a place to park his car.
Tom yeni arabasını caddede park etmek istemiyordu.Tom didn't want to park his new car on the street.
Tom yeni arabasını yola park etmek istemiyordu.Tom didn't want to park his new car on the road.
Park etmek ve giriş ücretsizdir.Parking and admission are free.
Park etmek yasaktır.Parking is prohibited.
Park etmek bir kâbustu.Parking was a nightmare.
Bu şeyi park etmek için yerin var mı?Do you have room to park this thing?
Park etmek için bir yer bulamadım.I wasn't able to find a place to park.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Overnight camping and parking is prohibited.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.You don't need parallel parking.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Eine Nutzung der Gegenfahrbahn sowie ihrer Auf- und Abfahrten ist verboten.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.L'arrêt, le stationnement et le demi-tour sont interdits.
Park etmek bir kâbustu.El aparcamiento era una pesadilla.
Park etmek bir kâbustu.O estacionamento era um pesadelo.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Laden, lossen en parkeren op een bushalte is niet toegestaan.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Förbud mot att stanna och parkera eller att parkera.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Mobilitatea între stări și schimbarea statutului sunt interzise.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Körforgalmú úton megfordulni és hátramenetet végezni tilos.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Seisominen ja liikkuminen voi olla kiellettyä.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Det er forbudt å snu, rygge, stanse eller parkere.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.停止、Uターン、後退は禁止されている。
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.따라서 현재 이들을 채집, 가해, 도살하는 것이 금지되어 있다.
Ben tepe üzerinde araç park etmek gidiyorum Şurada veJag kan se huset och de flesta av barn blir upp åt sidan
Ben tepe üzerinde araç park etmek gidiyorum Şurada veJaz bom parkiral avto na hribu tamle in bo paziti na to hišo s Svet je to rekel opica naj bi bil se skriva
Ben tepe üzerinde araç park etmek gidiyorum Şurada ve나는 언덕에 차를 주차거야 저쪽 및
Ben tepe üzerinde araç park etmek gidiyorum Şurada veאני הולך להחנות את הרכב על הגבעה זכות לשם ו
Ben tepe üzerinde araç park etmek gidiyorum Şurada veانا ذاهب الى ايقاف السيارة على تلة على الحق وهناك
Ben tepe üzerinde araç park etmek gidiyorum Şurada veとこの家に時計を維持 評議会はこの猿がすることになったと述べた
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Kein Rückwärtsgang, kein mühsames Einparken mehr.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.후진할 필요도 없고, 평행 주차도 필요없어요.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Nepotrebujete ovládať cúvanie ani paralelné parkovanie.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Nu ai nevoie de marșarier sau parcare paralelă.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Δεν χρειάζεται ούτε να κάνετε αναστροφή ούτε να παρκάρετε παράλληλα.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.אין צורך בהילוך אחורי. אין צורך לחנות במקביל.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.لستم بحاجة للرجوع للخلف. لستم بحاجة إلى صفها بشكل متوازي للسيارات الأخرى.
Geri vitese ihtiyacınız yok. Paralel park etmek zorunda değilsiniz.回転して直進します (笑)
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Bạn không cần đậu xe song song.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Geen parallel parkeren.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.No es necesario estacionar en paralelo.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Non è necessario il parcheggio a spina di pesce.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Pas besoin de créneau.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Не потрібне паралельне паркування.
Paralel park etmek zorunda değilsiniz.Парковка упрощается.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod