püskürtü
TR → EN
Görsel



Tanım
•katı ya da sıvı haldeki parçacıkların bir gaz ile karışımı
•püskürme durumunda bulunan yanardağdan çıkan maddelerin bütünü, lâv
•Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler
Diğer Dillerde
Rusçaлава, извержение
Водоструйный насос — Su Püskürtücü Pompa
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Su Püskürtücü Pompa
Water Jet Pump
Ama hepsi püskürtüldü.
All were scrapped.
Tom püskürtülmüş hissetti.
Tom felt repulsed.
Baca kara duman püskürtüyor.
The chimney is belching black smoke.
Tom bahçesine su püskürtüyor.
Tom is spraying his garden.
Çernihiv'e yapılan saldırılar püskürtüldü.
Attacks on Chernihiv repelled.
Onlar meyve ağaçlarına ilaç püskürtüyorlar.
They are spraying the fruit trees.
Güneyde ilerleyen saldırı, doğuda püskürtülür.
Shooting in the south continued.
Ancak her iki taarruzda zayiat verilerek püskürtüldü.
He was dismissed stumped in both innings.
Saldırı Perulu birlikler tarafından geri püskürtüldü.
He ordered an attack on Leticia, but it was repelled by Peruvian troops.
Britonlar Thames Nehri'nin karşısına geri püskürtüldü.
The British were pushed back to the Thames.
Dördüncü günde doğrudan bir Moğol saldırısı püskürtüldü.
A direct Mongol assault on the fourth day was repulsed.
İlgili Sorular
Sivrisinek, ısırmadan önce uzaktan hangi kimyasalı püskürtüyor? Bu kimyasal geçici lokal anesteziye nasıl neden oluyor?
Vietnam'da Agent Orange püskürtülmesinin birçok gazinin diyabet hastalığına neden olduğunu duydum. Açıklayabilir misiniz?
Sivrisinekler ısırmadan önce uzaktan hangi kimyasalı püskürtür ve bu kimyasalın geçici lokal anestezi yapma mekanizması nasıldır?