Oy kullanmaktan kaçındım.
I refrained from voting.
Oy kullanmak istiyor musun?
You want to vote?
Oy kullanmak istemiyor musun?
Don't you want to vote?
Oy kullanmak için yeterince yaşlı mısın?
Are you old enough to vote?
Şu an oy kullanmak için kayıtlı mısınız?
Are you currently registered to vote?
Oy kullanmak için yeterince yaşlı değil misin?
Aren't you old enough to vote?
Bangladeşli kadınlar oy kullanmak için sandık başında
Bangladeshis women voting in front of the chest
Tom, Mary'nin oy kullanmak için çok genç olduğunu söyledi.
Tom said Mary was too young to vote.
Seçmenler genelde dört yılda bir yapılan seçimlerde iki oy kullanmaktadır.
In short, ballot initiatives must be approved in two general elections.
Seçmenlerin oy kullanmakla artık ilgilenmemeleri kazara olmuş bir olay değil.
So this is not by accident that the voters are not interested to vote anymore.
Moldova halkı, 2009 yılından bu yana altı ayda bir oy kullanmak zorunda kaldı.
Moldovans had to vote every half year from 2009 on.
Pek çok Kosovalı Sırp yaklaşan 6 Mayıs Sırbistan seçimlerinde oy kullanmak istiyor. [Reuters]
Many Kosovo Serbs want to vote in the upcoming May 6th Serbia elections. [Reuters]
oy kullanmak ile daha fazla örnek cümle →