"olaylı" kelimesinin İngilizcesi: eventful. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Tanım
•olayı olan, olay çıkmış olan, hadiseli
•Hoş olmayan bir durum ortaya çıkmış olan
Diğer Dillerde
eventful, busy
çekim: karşılaştırma ereignisreicher · üstünlük am ereignisreichsten
eş: ereignisvoll
köken: Ereignis + -reich
Indirektes Rendering — Dolaylı Derleme
Die meisten Menschen freuen sich nach einem ereignisreichen Tag auf den Schlaf.
past participle of mouvementer
« & #160; Indirect Rendering & #160; » — Dolaylı Derleme
memorable
köken: From Latin memorābilis.
aile: memorablemente
Renderización indirecta — Dolaylı Derleme
eventful
çekim: karşılaştırma händelserikare · üstünlük händelserikast
köken: händelse (“something that happens”) + rik (“rich”)
Indirekt uppritning — Dolaylı Derleme
eventful
çekim: karşılaştırma tapahtumarikkaampi · üstünlük tapahtumarikkain
köken: tapahtuma (“event”) + rikas (“rich”)
aile: tapahtumarikkaasti
Epäsuora renderointi — Dolaylı Derleme
memorable
köken: Borrowed from French mémorable. Equivalent to memora + -bil.
Randare indirectă — Dolaylı Derleme
eventful
çekim: karşılaştırma eseménydúsabb · üstünlük legeseménydúsabb
zıt: eseménytelen
köken: esemény (“event”) + dús (“rich, abundant, plentiful”)
Közvetett renderelés — Dolaylı Derleme
eventful
aile: okazpleneco
Örnek Cümleler
Telefon kolaylıktır.
The telephone is a convenience.
İşi kolaylıkla yaptı.
She did the job with ease.
Dolaylı konuşmayı kes.
Stop beating around the bush.
Kolaylıkla yorulurlar.
They tire easily.
Ahşap kolaylıkla yanar.
Wood burns easily.
Bugün çok olaylı geçti.
Today has been eventful.
Sorunu kolaylıkla çözdü.
He solved the problem with ease.
Sınavı kolaylıkla geçti.
She passed the examination with ease.
Kolaylıkla isteri olurum.
I get hysterical easily.
Kağıt kolaylıkla tutuşur.
Paper catches fire easily.
Mary kolaylıkla öfkelenir.
Mary loses her temper easily.
O, kolaylıkla işi bitirdi.
She finished the job with ease.
olaylı ile daha fazla örnek cümle →