Ana içeriğe geç
Sözlük
/
okutma

okutma

noun
TR → EN
↔ ters çevir

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)okutmayı
Yönelme (-e)okutmaya
Bulunma (-de)okutmada
Çıkma (-den)okutmadan
Tamlayan (-in)okutmanın
Çoğul (-ler)okutmalar

Tanım

isim: Okutmak işi

Örnek Cümleler

Okumak ve okutmak çok önemlidir.
Reading and understanding the labels is important.
Onu toplamak da okutmak da bize düşer.
Surely its collection and recitation are Our responsibility.
Kevin ise Max'a kitap okutmaya başlar.
In the first epilogue, Max is talking to the reader.
Özellikle, ben bir üniversite okutmanıyım.
Specifically, I'm a university lecturer.
Okutman döndüğünde o gizlice sınıftan kaçtı.
When the lecturer turned round, he sneaked out of the classroom.
Karınıza böyle bir şeyi asla okutmamalısınız.
You should never let your wife read something like this.
Eğer kartı okutmak isterseniz beni yaşlandırıyorsunuz.
If you want to choose to punch that punch card clock, you actually age me.
Beckett 1930'da Trinity College'a okutman olarak döndü.
In 1930, Beckett returned to Trinity College as a lecturer.
Sadece örgütlenmemiş okutmanlardan nefret etmiyor musunuz?
Don't you just hate unorganized lecturers?
Çünkü vahyi senin kalbinde toplamak ve onu okutmak Bize ait bir iştir.
Surely its collection and recitation are Our responsibility.
Almanya Saarbrücken'deki Saarland Üniversitesi'nde Arapça okutmanıydı.
He was a lecturer of Arabic at Saarland University, in Saarbrücken Germany.
Ataullah Sıddık (dini çoğulculuk ve inançlar arası ilişkilerde okutman)[1]
Ataullah Siddiqui (reader in religious pluralism and inter-faith relations)[15]
okutma ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod