odaklı

adj
C2 seviye
TR → EN
"odaklı" kelimesinin İngilizcesi: focused. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfocusedadj
Görsel
Teleskopla gökyüzü panoraması - odaklı optik görüntüHijyen odaklı lüks banyo bakım fotoğrafıTeknoloji odaklı minimalist masaüstü duvar kağıdıAv köpeği portre fotoğrafı odaklı burun
Tanım
•focused
Diğer Dillerde
past participle of fokussieren
Brennpunkt Unschärfe — Odaklı bulanıklık
İtalyancaconcentrato, focalizzato (eril) /kon.t͡ʃenˈtra.to/
past participle of concentrare
çekim: üstünlük concentratissimo
eş: accentrato, ammassato, ammucchiato, convogliato, raccolto, raggruppato
Sfocatura focale — Odaklı bulanıklık
отличающийся узкой специализацией
Размытие вне фокуса — Odaklı bulanıklık
Etimoloji
From odak (“focus, focal point”) + -lı.
Örnek Cümleler
Odaklı kalın.
Keep focused.
Odaklı bulanıklık
Focal blur
Sadece odaklı kal.
Just stay focused.
Görev Odaklı MenüComment
Hard Disc Device...
Odaklı kalmamız gerekiyor.
We need to stay focused.
Ben odaklı kalmaya çalıştım.
I tried to stay focused.
Tom çift odaklı gözlük takar.
Tom wears bi-focals.
Gözünü hedefe odaklı tutuyor.
He keeps his eye on the target.
Adli odaklı işletim sistemleri
Forensics-focused operating systems
Görev Odaklı Menü EklentisiName
Link to Location (URL)...
Oyun, ölüm maçlarına odaklıdır.
The game centres around deathmatches.
Tom odaklı kalmak için çabaladı.
Tom struggled to stay focused.
odaklı ile daha fazla örnek cümle →