Ana içeriğe geç
Sözlük
/
nakavt

nakavt

noun
C1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"nakavt" kelimesinin İngilizcesi: knockout. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Sporknockoutnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)nakavtı
Çoğul (-ler)nakavtlar

Tanım

•isim, spor: Oyuncunun boks vb. dövüş sporlarında aldığı darbelerin etkisiyle yere düşüp, on saniye içinde kalkıp devam edemeyerek yenilmesi

Diğer Dillerde

Fransızcaassommant, incapacitant, knock-out, KO /a.sɔ.mɑ̃/
deadly dull, extremely boring
eş: fatigant, pénible, ennuyeux, assassinant
On regarde avec étonnement ce gringalet de 15 ans. — Bu galibiyetlerin 51'i nakavt'dır.
İspanyolcadespampanante, nocaut /despampaˈnante/
stunning
eş: pasmoso, llamativo, sorprendente
köken: From despampanar + -ante.
En la pelea contra Sherman Bergman, Van Damme noqueó a Bergman en 56 segundos del primer round. — Van Damme ilk turda 56 saniye içinde Bergman'ı nakavt etti.
İtalyancaincosciente /in.koʃˈʃɛn.te/
unconscious · irresponsible reckless, foolhardy, mad
çekim: çoğul incoscienti
eş: avventato, dissennato, imprudente, insensato, irresponsabile, scriteriato
zıt: cosciente, coscienzioso
köken: From in- + cosciente.
aile: incoscientemente, incoscienza
Il fantasma della speranza 51. — Bu galibiyetlerin 51'i nakavt'dır.
Мали вышло в первый раунд. — Mike, 1. rauntta nakavt etmiştir.
Felemenkçeknock-out
in de vechtsport het beëindiging van een wedstrijd als gevolg van vermoeidheid, een blessure, evenwichtsverlies of bewusteloosheid
Ook drinken doet de vleermuis in vlucht. — Tom elinden geleni yapar hatta nakavt düşürme şurubu içirtir.
Portekizcedeslumbrante, lindo, nocaute /dez.lũˈbɾɐ̃.t͡ʃi/
dazzling, stunning · sumptuous · blinding
köken: Borrowed from Spanish deslumbrante.
O próprio uso do termo "lei" tem sido atacado. — Ayrıca "nakavt" kuralı kullanılmaktadır.
um panorama deslumbrante
Japoncaノックアウト /no̞k̚kɯ̟a̠ɯ̟to̞/
knockout
çekim: geçmiş ノックアウトした
köken: From English knockout.
ノックアウト勝利します まとめましょう — İçsel motivasyon, özerklik, ustalık ve amaç rakibini nakavt etti.
Korece녹아웃 /no̞ɡa̠ut̚/
knockout
köken: From English knockout.
김치전, 감자전 등 부침개도 술안주가 될 수 있다. — Tom elinden geleni yapar hatta nakavt düşürme şurubu içirtir.
Lehçenokaut, nokautujący, powalający (eril) /ˈnɔ.kawt/
knockout (act of making someone unconscious)
çekim: çoğul nokauty · tamlayan nokautu
eş: knock-out
köken: Etymology tree English knock outdeverb. English knockoutbor. Polish nokaut Borrowed from English knockout.
aile: nokaut techniczny, nokautować, znokautować
Używany bywa również termin „depresja ukryta”. — Ayrıca "nakavt" kuralı kullanılmaktadır.
Fincetyrmäävä, tyrmäys /ˈtyrmæːʋæ/
stunning
çekim: karşılaştırma tyrmäävämpi · üstünlük tyrmäävin
aile: tyrmäävästi
Sisäinen motivaatio, itsenäisyys, osaaminen ja tarkoitus sai tyrmäysvoiton. — İçsel motivasyon, özerklik, ustalık ve amaç rakibini nakavt etti.
Endonezceknockout
Motivasi dari dalam, kemandirian, kepakaran, dan tujuan menang KO. — İçsel motivasyon, özerklik, ustalık ve amaç rakibini nakavt etti.
Vietnamcađo ván, nốc ao
Đây là một trong những cú hat-trick nhanh nhất trong lịch sử. — Bu nakavt UFC unvan maçları tarihinin en hızlı nakavtı oldu.
Това също елиминира и обикновеното правило за „отброяване“. — Ayrıca "nakavt" kuralı kullanılmaktadır.
impressive
köken: From impresionar + -ante. Cognate with Portuguese and Italian impressionante.
knockout
çekim: çoğul ნოკაუტები · tamlayan ნოკაუტის
köken: Borrowed from English.
Belarusçaнака́ўт
Makedoncaнокаут (eril) /ˈnɔkaut/
knockout (act of making someone unconscious)
çekim: çoğul нокаути
köken: Borrowed from English knockout.
aile: нокаути́ра, нокаути́ран

Etimoloji

From English knockout.

Örnek Cümleler

Ben nakavt oldum.
I was knocked out.
Tom nakavt edildi.
Tom was knocked out.
Dövüşü nakavtla kazandı.
He won the fight by a knockout.
O, rakibini nakavt etti.
He knocked his opponent out.
Tom rakibini nakavt etti.
Tom knocked his opponent out.
İlk turda nakavtla kaybetti.
He lost via first round knockout.
Senin beynini nakavt edeceğim!
I'll knock your brains out!
Tom onuncu raundda nakavt oldu.
Tom was knocked out in the tenth round.
Bu müsabakayı nakavtla kazandı.
He easily won the seat.
Jim yedinci rauntta nakavt oldu.
Jim was counted out in the seventh round.
Mike, 1. rauntta nakavt etmiştir.
Butler lost in the first round.
Bu dövüşü nakavtla kazanmak istiyorum.
I want to win this fight with a knockout.
nakavt ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod