muayenehane

/mu.a.je.ne.haˈne/
noun
TR → EN
"muayenehane" kelimesinin İngilizcesi: clinic, consulting room. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Tıpclinicnoun
Tıpconsulting roomnoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)muayenehaneyi
Yönelme (-e)muayenehaneye
Bulunma (-de)muayenehanede
Çıkma (-den)muayenehaneden
Tamlayan (-in)muayenehanenin
Çoğul (-ler)muayenehaneler

Tanım

•isim: Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer

Diğer Dillerde

Almancaordination (dişil) /ɔʁdinaˈt͡si̯oːn/
consultation hours, surgery hours · prescription, doctor's orders · doctor's office
çekim: çoğul Ordinationen · tamlayan Ordinationen
eş: Ordinierung, Weihe, Praxis, Verordnung, Arztpraxis, Praxiszeiten
köken: From Latin ordinatio.
Also, du bist ein Zahnarzt im Auenland? — Senin dişçi muayenehanen mi var?
Fransızcaclinique /kli.nik/
clinical
çekim: çoğul cliniques
köken: From the Late Latin clīnicus (“a bed-ridden person”, “one baptized on a sick-bed”, “a physician”).
aile: mort clinique
Prendre rendez-vous au centre de soins dentaires — Diş muayenehaneleri randevu Tel.
İspanyolcaclínica (dişil) /ˈklinika/
clinic (small medical facility)
çekim: çoğul clínicas
köken: Learned borrowing from Latin clīnicē, from Ancient Greek κλινική (klinikḗ).
Servicio de citas de la atención odontológica — Diş muayenehaneleri randevu Tel.
İtalyancaclinica (dişil) /ˈkli.ni.ka/
medicine (as a discipline) · clinic · nursing home
çekim: çoğul cliniche
eş: ospedaliera, sanitaria, acuta, esperta, fine, penetrante
köken: Borrowed from French clinique, ultimately from Ancient Greek κλινική (klinikḗ).
aile: clinica medica, clinica chirurgica
Quindi, hai uno studio dentistico in citta'? — Senin dişçi muayenehanen mi var?
Rusçaврачебный кабинет
Запись на приём к стоматологу — Diş muayenehaneleri randevu Tel.
Arapçaعِيَادَة, مَصَحَّة
حجز الموعد لمراكز علاج الأسنان — Diş muayenehaneleri randevu Tel.
Azericeambulatoriya, klinika
Kazakçaамбулатория, клиника
Felemenkçekliniek (dişil) /kliˈnik/
a clinic, type of hospital or other medical facility for outpatient treatment
çekim: çoğul klinieken
köken: From French clinique, from Late Latin clinicus (“a bed-ridden person, one baptized on a sick-bed, a physician”), from Ancient Greek κλινικός (klinikós, “pertaining to a bed”), from κλίνη (klínē, “bed”), from κλίνειν (klínein, “to lean, incline”).
aile: afkickkliniek, dierenkliniek, huisartsenkliniek
Daarna keerde hij terug naar Parijs en opende zijn eigen atelier. — Paris'e döndü ve kendi muayenehanesini kurdu.
Yunancaιατρείο, κλινική (nötr) /i.aˈtɾi.o/
(UK) doctor's surgery/clinic/consulting room · (US) doctor's office
çekim: çoğul ιατρεία · tamlayan ιατρείου
köken: Learnedly, from Ancient Greek ἰατρεῖον (iatreîon). By surface analysis, ιατρ(ός) (iatr(ós), “doctor”) + -είο (-eío, “suffix for office”).
Κάνεις οδοντιατρική πρακτική στα λιμέρια σου? — Senin dişçi muayenehanen mi var?
Japoncaクリニック, 医院 /kɯ̟ɾʲiɲ̟ik̚kɯ̟/
clinic
köken: Internationalism; see English clinic.
ホビットにヤクでラリらせて 週末パーティーの情報はかせてたっての? — Senin dişçi muayenehanen mi var?
Korece의원 /ɰiwʌ̹n/
member of a parliament or assembly
eş: 의회, 국회
köken: Sino-Korean word from 議員.
줄리는 의사에게 가서 천식 치료를 받을 것입니다. — Julie astım tedavisi olmak üzere doktorunun muayenehanesine gidiyor.
Lehçeprzychodnia (dişil) /pʂɘˈxɔd.ɲa/
clinic (medical facility)
çekim: çoğul przychodnie · tamlayan przychodni
eş: ośrodek zdrowia
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *per- Proto-Indo-European *préy Proto-Balto-Slavic *prei Proto-Slavic *pri Proto-Slavic *pri- Old Polish przy- Proto-Indo-European *sed-der.? Proto-Slavic *xodъ Proto-Indo-European *-yeti Proto-Indo-European *-éyeti Proto-Balto-Slavic *-éitei Proto-Slavic *-iti Proto-Slavic *xoditi Old Polish chodzić Old Polish przychodzić Polish przychodzić Proto-Indo-European…
Julie idzie do lekarza na leczenie astmy. — Julie astım tedavisi olmak üzere doktorunun muayenehanesine gidiyor.
Ukraynacaамбулато́рія, клі́ніка
І ця тиша одразу, як виходиш з кабінету лікаря, багато хто знає, як воно. — Bir doktorun muayenehanesinin dışındaki o sessizliği çoğumuz biliriz.
Hintçeनिदानगृह (eril) /nɪ.d̪ɑːn.ɡɾiːɦ/
clinic, diagnostic center
çekim: çoğul निदानगृहों
köken: From निदान (nidān, “diagnosis”) + गृह (gŕh, “house, room”).
Finceklinikka, terveyskeskus /ˈklinikːɑ/
clinic
çekim: çoğul klinikat · tamlayan klinikan
köken: From Swedish klinik, from French clinique, from Late Latin clinicus (“a bed-ridden person, one baptized on a sick-bed, a physician”), from Ancient Greek κλινικός (klinikós, “pertaining to a bed”), from κλίνη (klínē, “bed”), from κλίνειν (klínein, “to lean, incline”).
aile: aborttiklinikka, alkoholistiklinikka, autoklinikka, hammasklinikka, huumeklinikka, klinikkaluokka, klinikkaopetus, korvaklinikka, kuntoutusklinikka, lapsettomuusklinikka
Hammashoitoloiden ajanvaraus — Diş muayenehaneleri randevu Tel.
Rumenceclinică (dişil)
clinic
çekim: çoğul clinici · tamlayan clinici
köken: Borrowed from French clinique.
Pot fi efectuate mai multe proceduri în cabinetul doctorului. — Muayenehanede uygulanabilecek çok sayıda işlem vardır.
Macarcaambulancia, rendelő, rendelőintézet, szakrendelő /ˈrɛndɛløː/
present participle of rendel
çekim: çoğul rendelők
köken: rendel + -ő
aile: rendelőintézet, szakrendelő
És az a csend az orvos irodája előtt, amit sokan ismerünk. — Bir doktorun muayenehanesinin dışındaki o sessizliği çoğumuz biliriz.
İbraniceמִרְפָּאָה, קְלִינִיקָה
בחור מבריק, מרפאה פרטית — Kendi muayenehanesinde çalışıyor,
Dancaklinik
clinic
çekim: çoğul kliniker · tamlayan kliniks
köken: Via French clinique, from Late Latin clinicus, from Ancient Greek κλινικός (klinikós).
Norveççeklinikk
Vietnamcaphòng khám, phòng khám bệnh, phòng mạch /fawŋ͡m˨˩ xaːm˧˦/
a clinic (medical facility)
köken: phòng (“room”) + khám (“to examine”).
Jo thậm chí nổi tiếng trước khi được cho phép lái xe. — Elle, Sage'i muayenehane sürmeden önce arabaları bozulur.
Letoncaklīnika
Estoncakliinik
Taycaคลินิก, เวชสถาน /kʰli˦˥.nik̚˨˩/
clinic.
köken: From English clinic.
Galceclinig
İrlandacaclinic
Arnavutçaklinikë

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish معاینهخامه (muayenehane). By surface analysis, muayene (“examination”) + -hane (“house”).

Örnek Cümleler

Senin dişçi muayenehanen mi var?
So, you have a dental practice on the shire?
New York'ta bir muayenehane açtı.
He kept a studio in New York.
Kendi muayenehanesinde çalışıyor,
Bright bloke, has his own practice
Paris'e döndü ve kendi muayenehanesini kurdu.
He returned to Paris and set up a private practice.
Doktorun muayenehanesini ne zaman arayacaksın?
When are you going to call the doctor's office?
Epstein'ın cesedi tıbbi muayenehaneye götürülüyor
Epstein's body being moved to the medical examiner's office
Savaş bittikten sonra, Berlin'de özel muayenehanesine döndü.
After the war ended, he went back to private practice in Berlin.
Kendimi iyi hissetmiyorum. En yakın doktor muayenehanesi nerede?
I don’t feel well. Where is the office of the nearest doctor?
Julie astım tedavisi olmak üzere doktorunun muayenehanesine gidiyor.
So Julie's going to her doctor's office to get treated for her asthma.
Bir doktorun muayenehanesinin dışındaki o sessizliği çoğumuz biliriz.
And that silence just outside a doctor's office, that many of us know.
Muayenehanesinden çıktım, beni geri çağırdı ve dedi ki, "Artık vakti geldi.
And as I left his office, he called me back and he said, "I think it's time.
Bir klinik psikolog olarak,oldukça para kazanırım ve özel muayenehanem vardır.
As a clinical psychologist, I would make a lot of money and have my own private practice.
muayenehane ile daha fazla örnek cümle →