müzakereci

TR → EN
Tanım
•Öğrencileri çalıştıran kimse
Diğer Dillerde
Almancaunterhändler (eril) /ˈʊntɐˌhɛndlɐ/
negotiator (male or of unspecified sex)
çekim: çoğul Unterhändlern · tamlayan Unterhändlers
köken: From unter (“under”) + Händler (“trader, dealer”).
Eine künstlerische Kampagne mit und für Flüchtlinge. — Terör olaylarından aranan ETA üyeleri ile müzakereci olmuştur.
Örnek Cümleler
Tom çetin bir müzakereci.
Tom is a tough negotiator.
Tom profesyonel bir müzakereci.
Tom is a professional negotiator.
Bu alanlardan ilki, müzakereci çalışma dalıydı.
The first of these fields was the deliberative branch of study.
Rocen, "Bu konuyu ana müzakerecilere bırakmalıyız.
"We should leave that to the main negotiators.
Kuzey Kore'nin baş müzakerecisi General Nam İl'di.
North Korea's lead negotiator was General Nam Il.
Romanya'nın AB baş müzakerecisi Vasile Puscas. [AFP]
Romanian chief negotiator for the EU Vasile Puscas. [AFP]
Dan, FBI'lı bir müzakereci, Linda ile konuşmaya çalıştı.
Dan, an FBI negotiator, tried to talk to Linda.
FBI müzakerecileri durumu bir rehine krizi olarak değerlendirdi .
The FBI negotiators treated the situation as a hostage crisis.
Jefferson James Monroe'yu özel bir müzakereci olarak Paris'e gönderdi.
Jefferson sent James Monroe to Paris as a special negotiator.
Romanya'nın AB Baş Müzakerecisi: Üyelik İçin 2007 Yılında Hazır Olacağız
Romania's Chief EU Negotiator: We Will be Ready for Membership in 2007
Ankara'nın AB baş müzakerecisi Budapeşte'de destek gösterisiyle karşılandı.
Ankara's chief negotiator gets a show of support in Budapest.
Türkiye'nin AB müzakerecisi Ankara'nın reformlardaki kararlılığını yineledi
Turkey's EU negotiator reiterates Ankara's commitment to reform
müzakereci ile daha fazla örnek cümle →