müzakereci ile cümle
müzakereci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.35
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Jefferson James Monroe'yu özel bir müzakereci olarak Paris'e gönderdi.Jefferson sent James Monroe to Paris as a special negotiator.
Tom çetin bir müzakereci.Tom is a tough negotiator.
Tom profesyonel bir müzakereci.Tom is a professional negotiator.
Dan, FBI'lı bir müzakereci, Linda ile konuşmaya çalıştı.Dan, an FBI negotiator, tried to talk to Linda.
Ancak sözcü, Cooper'ın bir müzakereci değil, bir kolaylaştırıcı olduğunu da vurguladı.She stressed, however, that Cooper is a facilitator, not a negotiator.
İyi müzakereciler olmadığımız için, hükümet bizi entegre etmeye zahmet etmiyor.Since we haven't been good negotiators, the government doesn't bother about integrating us.
Makedon müzakereci Nikola Dimitrov, Nimetz ile görüşmelerin yapıcı geçtiğini söyledi.Macedonian negotiator Nikola Dimitrov said the talks with Nimetz were constructive.
Türkiye geçtiğimiz günlerde AB baş müzakerecisi olarak Devlet Bakanı Egemen Bağış'ı atadı.Turkey recently appointed an EU affairs chief negotiator, State Minister Egemen Bagis.
Bu arada Sırp müzakereci Slobodan Samardziç daha az eleştirel bir yaklaşım sergiledi.Serbian negotiator Slobodan Samardzic, meanwhile, took a less critical tone.
Rocen, "Bu konuyu ana müzakerecilere bırakmalıyız."We should leave that to the main negotiators.
Sürece arabuluculuk eden BM müzakerecilerin bu ilk toplantısını memnuniyetle karşıladı.The UN, which is mediating the process, welcomed the first meeting of negotiators.
Ankara'nın AB baş müzakerecisi Budapeşte'de destek gösterisiyle karşılandı.Ankara's chief negotiator gets a show of support in Budapest.
Türkiye'nin AB baş müzakerecisi Egemen Bağış geçen hafta Budapeşte'deydi. [Reuters]Turkey's chief negotiator for talks with the EU Egemen Bagis was in Budapest last week. [Reuters]
Babacan, Türkiye ile AB arasındaki baş müzakerecilik görevini de sürdürecek.Babacan will also continue his work as chief negotiator between Turkey and the EU.
T ürkiye'nin AB baş müzakerecisi Egemen Bağış 29 Haziran'da Bükreş'i ziyaret etti.Turkey's chief negotiator with the EU, Egemen Bagis, visited Bucharest on June 29th.
Türkiye'nin AB baş müzakerecisi Ali Babacan geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu'na hitaben konuştu.Turkey's top EU negotiator Ali Babacan spoke before the European Parliament last week.
Duyuru, Kosovalı Arnavut müzakerecileri acil bir toplantı yapmaya sevk etti.The announcement prompted an emergency meeting of Kosovo Albanian negotiators.
Türkiye'nin AB baş müzakerecisi, bu hafta başında Auschwitz'te yaptığı bir yoruma açıklama getirdi.Turkey's chief EU negotiator explains a comment he made at Auschwitz earlier this week.
Romanya'nın AB Baş Müzakerecisi: Üyelik İçin 2007 Yılında Hazır OlacağızRomania's Chief EU Negotiator: We Will be Ready for Membership in 2007
Romanya'nın AB baş müzakerecisi Vasile Puscas. [AFP]Romanian chief negotiator for the EU Vasile Puscas. [AFP]
Sendika üyelerinin çoğunluğunun onaylaması halinde müzakereciler anlaşmayı imzalayacaklar.Negotiators will sign the pact if the majority of union members approve it.
Türkiye'nin AB müzakerecisi Ankara'nın reformlardaki kararlılığını yinelediTurkey's EU negotiator reiterates Ankara's commitment to reform
Baş müzakereci, AP üyelerinden gelen "güçlü destek ve olumlu yorumlara" işaret etti.He noted the "strong support and positive comments" from members of the EP.
Takip eden 51 gün boyunca iletişim, çeşitli FBI müzakerecileri ile telefon görüşmelerini içeriyordu.Communication over the next 51 days included telephone exchanges with various FBI negotiators.
Koresh'in müzakerecilerle konuşmaları yoğundu ve ayrıca İncil imgelerini de içeriyordu.Koresh's conversations with the negotiators were dense and they also included biblical imagery.
FBI müzakerecileri durumu bir rehine krizi olarak değerlendirdi .The FBI negotiators treated the situation as a hostage crisis.
Sosyal pedagojik uygulamalar, müzakereci ve rasyonel bir sosyalleşme biçimidir.Social pedagogic practices are a deliberative and rational form of socialization.
Bu alanlardan ilki, müzakereci çalışma dalıydı.The first of these fields was the deliberative branch of study.
Müzakereci meclis, parlamenter usulü kullanan üyelerden oluşan bir toplantıdır.A deliberative assembly is a meeting of members who use parliamentary procedure.
Kuzey Kore'nin baş müzakerecisi General Nam İl'di.North Korea's lead negotiator was General Nam Il.
Terör olaylarından aranan ETA üyeleri ile müzakereci olmuştur.Eine künstlerische Kampagne mit und für Flüchtlinge.
Karlofça Antlaşması'nın müzakerecisi.Αποτέλεσμα του συνέδριου ήταν η Συνθήκη του Κάρλοβιτς.
Karlofça Antlaşması'nın müzakerecisi.Implementasi Perjanjian Oslo.
Karlofça Antlaşması'nın müzakerecisi.カルロヴィッツ条約締結。
Karlofça Antlaşması'nın müzakerecisi.Organizácia Varšavskej zmluvy.
İlgili Sayfalar