Ana içeriğe geç
Sözlük
/
müdahale etmek

müdahale etmek

verb
TR → EN

Çekim Tablosu

Geniş zamanmüdahale edemem
Şimdiki zamanmüdahale edebiliyor
Gelecek zamanmüdahale edecek
Geçmiş zamanmüdahale edemedi
Şartmüdahale edemese
Gereklilikmüdahale edememeli
Emirmüdahale edeme

Tanım

•Karışmak, araya girmek, el atmak

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish مداخله ایتمك (müdahale etmek).

Örnek Cümleler

Müdahale etmek istemiyorum.
I don't wish to interfere.
Hiç kimsenin canı müdahale etmek istemiyor.
No one feels like fighting.
Polis müdahale etmek için hiçbir şey yapmadı.
The police did not intervene.
Ben kişisel yaşamınıza müdahale etmek istemiyorum.
I don't want to interfere with your personal life.
Pakistan bu ayrılıkçı harekete çok sert müdahale etmektedir.
The government of Pakistan has attempted to crush these separatist movements.
Sonunda, Herzigova'nın korumaları olaya müdahale etmek zorunda kaldı.
Finally, Herzigova's bodyguards had to intervene.
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.
The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
Fırsat bulduğunda, yaralılara daha çabuk müdahale etmek için cepheye gider.
When the opportunity arises, she goes to the front to attend the wounded more quickly.
Özetle müdahale etmek istemiyoruz, fakat gerektiği takdirde yardım edeceğiz.
In simpler terms, we do not wish to interfere, but if necessary, we will provide our assistance.
Rus hükûmeti duruma karışmak veya müdahale etmekle ilgili suçlamaları reddetti.
The Russian government denied accusations of being involved or of interfering in the situation.
Dr. Mario Díaz Tejeda eski başkana müdahale etmek için eski başkanın evine gitti.
Dr. Mario Díaz Tejeda went to the home to treat the condition of the former president.
"Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (Onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?"
What stopped you when you saw them going astray;
müdahale etmek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod