Hep ana kuzusu olacaksın.
You'll always be just a mama's boy!
Tom eskiden bir ana kuzusuydu.
Tom used to be a mama's boy.
Mary'nin küçük bir kuzusu vardı.
Mary had a little lamb.
Paskalya için rosto kuzusu yenir.
Roast lamb is eaten for Easter.
Çocuklar Tom'a süt kuzusu dediler.
The children called Tom a mama's boy.
Mary'nin kuzusu onu her yerde izler.
Mary's lamb follows her everywhere.
Çocuklar Tom'a anasının kuzusu dediler.
The children called Tom a mama's boy.
Erkek kardeşimin kuzusunu görüyor musun?
Do you see my brother's lamb?
Tom'u en son gördüğümde daha ana kuzusuydu.
When I last saw Tom he was just a babe in arms.
Oradan geçen İsaya bakarak, ‹‹İşte Tanrı Kuzusu!›› dedi.
and he looked at Jesus as he walked, and said, "Behold, the Lamb of God!"
Mary'nin postu kar gibi beyaz olan küçük bir kuzusu vardı.
Mary had a little lamb whose fleece was white as snow.
kuzusu ile daha fazla örnek cümle →