Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kusmuğu
Yönelme (-e)kusmuğa
Bulunma (-de)kusmukta
Çıkma (-den)kusmuktan
Tamlayan (-in)kusmuğun
Çoğul (-ler)kusmuklar
Tanım
•isim: Kusulan şey; kusuntu
Diğer Dillerde
vomit, spew (regurgitated former contents of a stomach)
çekim: çoğul блево́тины · tamlayan блево́тины
eş: блевота
Ибо все столы наполнены отвратительною блевотиною, нет чистого места. — Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!
Etimoloji
From kusmak (“to vomit”).
Örnek Cümleler
Sanki kusmuk turuncusu ve sarı.
It's like puke of orange and yellow.
Olgun papaya kusmuk gibi kokuyor.
Ripe papaya smells like vomit.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!
For all tables are completely full of filthy vomit and filthiness.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.
They strangle, they aspirate their vomit, they suffocate, they have a heart attack.
kusmuk ile daha fazla örnek cümle →