Ana içeriğe geç
Sözlük

kusmuk ile cümle

kusmuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Olgun papaya kusmuk gibi kokuyor.Ripe papaya smells like vomit.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.They strangle, they aspirate their vomit, they suffocate, they have a heart attack.
Sanki kusmuk turuncusu ve sarı.It's like puke of orange and yellow.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!For all tables are completely full of filthy vomit and filthiness.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.De stryps, de andas in uppkastningar, de kvävs, de får hjärtattack.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Duszą się, krztuszą się swoimi wymiotami, mają ataki serca.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Finiscono strangolati, aspirano il loro vomito, soffocano, hanno un infarto.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Họ siết cổ, họ nôn mửa, họ nghẹt thở, họ đau tim.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ils s'étranglent, ils aspirent leur vomi, ils suffoquent, ils ont une crise cardiaque.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.목이 졸리기도 하고, 자신의 토사물이 기도로 넘어가기도 하며 질식하기도하고, 심장 마비를 겪기도 하지요.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Megfulladnak, belefulladnak a tüdejükbe jutó hányásba, szívrohamot kapnak.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Se estrangulan, aspiran su propio vómito, se ahogan, tienen paros cardíacos.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Se sugrumă, își înghit voma, se sufocă, fac atac de cord.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Sufocam, aspiram o próprio vómito, sufocam, têm um ataque cardíaco.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Uškrtí se, vdechují své zvratky, udusí se, dostanou srdeční infarkt.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Ze wurgen zichzelf, ze ademen hun braaksel in, ze stikken, ze krijgen een hartaanval.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Πνίγονται, παθαίνουν αναρρόφηση από τον εμετό τους, ασφυκτιούν, παθαίνουν καρδιακή προσβολή.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Они задыхаются, захлёбываются собственной рвотой, давятся и переживают сердечный приступ.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.Те се удушват, поглъщат бълвоча си, задушават се, имат сърдечен удар.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.הם נחנקים למוות בגלל שהם שואפים את קיאם, הם נחנקים, חוטפים התקפי-לב.
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.يختنقون من شفط الهواء و يتقيؤن ينعدم تنفسهم و يصابوا بسكتة قلبية
Boğuluyorlar, kendi kusmuklarını yutuyorlar, nefessiz kalıyorlar, kalp krizi geçiriyorlar.窒息し 心不全に至ります 身体拘束は 人命を救うのか
Sanki kusmuk turuncusu ve sarı.Cosa? È come vomito di arancione e giallo
Sanki kusmuk turuncusu ve sarı.Qué? Es como vómito naranja y amarillo.
Sanki kusmuk turuncusu ve sarı.Quoi? c'est une sorte de gerbe jaune-orange.
Sanki kusmuk turuncusu ve sarı.Τι; Είναι πορτοκαλί μαζί με κίτρινο.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Albowiem wszystkie stoły ich pełne są zwracania i plugastwa, tak, aż miejsca nie staje.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Denn alle Tische sind voll Speiens und Unflats an allen Orten.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!for alle bord er fulle av vemmelig spy, det finnes ikke en ren flekk.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Hun tafels liggen vol met braaksel, overal ligt vuil.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Ja, alla bord äro fulla av vämjeliga spyor, ingen ren fläck finnes.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Kajti vse mize so polne izbljuvkov in nesnage, mesta čistega ni več.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!모든 상에는 토한 것 더러운 것이 가득하고 깨끗한 곳이 없도다
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Lebo všetky stoly sú plné vývratku a lajna, takže už nie je čistého miesta.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Meja mereka penuh dengan muntah, sehingga tak ada tempat yang bersih lagi
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Mert minden asztal telve undok okádással, úgy hogy hely sincs a nélkül.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!mửa ra ô uế đầy bàn tiệc, chẳng có chỗ nào sạch!
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!mửa ra ô_uế đầy bàn tiệc , chẳng có chỗ nào sạch !
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Nebo všickni stolové plní jsou vývratků a lejn, tak že žádného místa čistého není.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Pois todas as suas mesas estão cheias de vômitos e de sujidade, e não há lugar que esteja limpo.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Sillä täynnä oksennusta ja saastaa ovat kaikki pöydät - ei puhdasta paikkaa!
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Thi alle Borde er fulde af Spy, Uhumskhed flyder på hver en Plet.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Toate mesele sînt pline de vărsături murdare, şi nu mai este nici un loc curat. -
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Todas las mesas están llenas de vómito repugnante, hasta no quedar lugar limpio
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Toutes les tables sont pleines de vomissements, d`ordures; Il n`y a plus de place. -
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Tutte le tavole sono piene di fetido vomito; non c'è un posto pulito
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Διοτι πασαι αι τραπεζαι ειναι πληρεις εμετου και ακαθαρσιας, ουδεις τοπος μενει καθαρος.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Защото всичките трапези са пълни с бълвоч и нечостота, Така щото няма чисто място.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!Ибо все столы наполнены отвратительною блевотиною, нет чистого места.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!כי כל שלחנות מלאו קיא צאה בלי מקום׃
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!فان جميع الموائد امتلأت قيأ وقذرا. ليس مكان.
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!因 為 各 席 上 滿 了 嘔 吐 的 污 穢 、 無 一 處 乾 淨
Sofralar kusmuk dolu, pisliğe bulaşmamış yer yok!因為 各 席上 滿 了 嘔吐 的 污穢 、 無一處乾淨
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirChim non được mớm thức ăn dễ tiêu hóa như mực ống và cá, tu luôn nửa gallon dầu mỗi lần.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirJídelníček tvoří natrávené chobotnice a ryby a mládě jich spořádá naráz až dva litry.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirPuii sunt hrăniţi cu calmari şi peşti semidigeraţi, sorbind aproape 2 litri de ulei o dată.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirΟι νεοσσοί τρέφονται με αλεσμένα καλαμάρια και ψάρια... καταβροχθίζοντας σχεδόν μισό γαλόνι λαδιού τη φορά.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirالفراخ تتغذّي على سمك الصبّار والسمك المهضوم يكرعان تقريبا نصف غالون من النفط في ضربة كبيرة واحدة
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod