Kurumaya bırak.
Let it dry.
Boya henüz kurumadı.
The paint hasn't dried yet.
Bu kuyu asla kurumaz.
This well never runs dry.
Bu gölet yazın bile kurumaz.
This pond doesn't run dry even in summer.
Eylül ekim gibi ortalık kurumakta.
By September, October, it's drying out.
Türkiye'de kurumaya bırakılan kayısılar
Apricots drying on the ground in Turkey
Bazı yıllarda göl tamamen kurumaktadır.
During other times the lake evaporated completely.
Elbiselerini kurumaları için dışarıya as.
Hang your clothes outside so that they dry.
TÜDAV 2002 yılında beri bu kuruma üyedir.
TUDAV has been a member of this organization since 2002.
Başvurduğunuz kuruma neler katabilirsiniz?
The promise that you gave me when will you fulfil?
Kot pantolonların kuruması çok uzun sürüyor.
Jeans take forever to dry.
Kurumak, çimento için biraz zaman alacaktır.
It'll take a while for the cement to dry.
kuruma ile daha fazla örnek cümle →