koyun gibi

TR → EN

Görsel

Karlı Avrupa Köyünde Tarihi Taş Evler ve Saksı Çiçekleriyle Rüya Gibi Dar Sokak

Tanım

•budala, şaşkın
•karar ve davranışlarında başkasına bağımlı olan, başkasına uyan

Örnek Cümleler

Tom koyun gibi sırıttı.
Tom grinned sheepishly.
Tom Mary'ye koyun gibi gülümsedi.
Tom smiled at Mary sheepishly.
Sami koyun gibi körü körüne takip etmemeli.
Sami shouldn't follow blindly like a sheep.
O kurbanlık koyun gibi hemen onun peşinde koşar.
He immediately goes after her, like an ox to the slaughter.
Ben bir koyun gibi meleyemem. Ben bir çoban köpeğiyim.
I cannot bleat like a sheep. I'm a shepherd dog.
Onların bizi koyun gibi katletmelerine izin veremeyiz.
We cannot allow them to butcher us like sheep.
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.
The Jews were taken wholly unaware and were slaughtered like sheep.
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".
Keenan "spent most of the show baa-ing like a sheep at the audience."
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.
I have gone astray like a lost sheep. Seek your servant, for I don't forget your commandments.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.
But when I went to architecture school, it seemed that I was a black sheep in the family.
koyun gibi ile daha fazla örnek cümle →