koyun gibi ile cümle

koyun gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ben bir koyun gibi meleyemem. Ben bir çoban köpeğiyim.I cannot bleat like a sheep. I'm a shepherd dog.
O kurbanlık koyun gibi hemen onun peşinde koşar.He immediately goes after her, like an ox to the slaughter.
Tom Mary'ye koyun gibi gülümsedi.Tom smiled at Mary sheepishly.
Tom koyun gibi sırıttı.Tom grinned sheepishly.
Onların bizi koyun gibi katletmelerine izin veremeyiz.We cannot allow them to butcher us like sheep.
Sami koyun gibi körü körüne takip etmemeli.Sami shouldn't follow blindly like a sheep.
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.The Jews were taken wholly unaware and were slaughtered like sheep.
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".Keenan "spent most of the show baa-ing like a sheep at the audience."
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.But when I went to architecture school, it seemed that I was a black sheep in the family.
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.I have gone astray like a lost sheep. Seek your servant, for I don't forget your commandments.
(İnek, at, koyun gibi.)Hund, Katze, Kuh und Schaf).
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.Les Juifs furent pris totalement par surprise et furent massacrés comme des moutons.
(İnek, at, koyun gibi.)Élevage (bovins, ovins).
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.Los judíos fueron tomados totalmente desprevenidos y fueron masacrados como corderos.
Koyun, gibi küçükbaş hayvanda beslenmektedir.El pez pequeño se come al grande.
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.Os judeus foram tomados desprevenidos e abatidos como ovelhas.
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".Keenan passou o show inteiro como "uma ovelha na platéia".
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.Znalezieni Żydzi byli brutalnie bici.
Koyun, gibi küçükbaş hayvanda beslenmektedir.Jag luktar som ett vanligt djur.
Keenan konserin çoğunu "izleyicilere bir koyun gibi meleyerek geçirdi.".Keenan brugte derfor det meste af tiden i showet på at bræge som et får af publikum.
Hazırlıksız yakalanan Yahudiler koyun gibi katledildiler.Tù nhân thì bị người ta giết như giết cừu".
(İnek, at, koyun gibi.)(“Kuda, kuda”)오네기는 마침내 도착한다.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Aika paljon enemmän kuin harvat nisäkkäät, joita syömme, kuten lehmä, sika tai lammas.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Che è un po" di più dei pochi mammiferi che mangiamo al momento, tipo mucche, o maiali, o pecore.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Dat is heel wat meer dan slechts die paar zoogdieren die wij eten, zoals een koe of een varken of een schaap.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Det är ganska mycket mer än de få däggdjur som vi äter, som ko eller gris eller får.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Es bastante más que los pocos mamíferos que comemos como vacas o cerdos y ovejas.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Ez lényegesen több, mint az a néhány emlős, amit eszünk, mint a marha vagy a sertés, vagy a bárány.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Itu lebih banyak dari beberapa jenis mamalia yang kita makan, seperti sapi atau babi atau domba.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Jest ich więc dużo więcej niż spożywanych przez nas gatunków ssaków, takich jak krowy, świnie czy owce.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Je toho oveľa viac ako len tých pár cicavcov, ktoré jeme, ako napr. krava, prasa, či ovca.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.그 수치는 우리가 먹는 소나 돼지, 양 같은 포유류의 수보다
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Nó nhiều hơn một chút so với một vài loài động vật có vú mà chúng ta thường ăn, như bò hay heo hay cừu.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Semnificativ mai mult decât cele câteva mamifere pe care le măncăm: vaca, porcul, oaia.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.To je víc, než hrstka savcu, které jíme, jako jsou krávy, vepře, nebo ovce.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Uma diferença substancial em relação ao número de mamíferos que comemos, como vacas, porcos ou ovelhas.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Αυτό είναι κάτι περισσότερο από τα λίγα θηλαστικά που τρώμε, όπως η αγελάδα και το γουρούνι ή το πρόβατο.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Това е доста повече, от няколкото бозайници, с които се храним, като крави, или прасета, или овце.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Це набагато більше, ніж кілька ссавців, яких ми їмо, наприклад, корів, свиней чи овець.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.Это куда больше, чем несколько млекопитающих, которых мы едим, например, коров, свиней и овец.
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.זה די הרבה יותר ממעט היונקים שאנחנו אוכלים, כמו פרה או חזיר
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.وهذا عدد لا بأس به وهناك عدد قليل من الثديات التي نأكلها، مثل البقرة أو الخنزير
Bu bizim yediğimiz inek, domuz yada koyun gibi birkaç çeşit memeli türünden daha fazla kesinlikle.食べている哺乳類 たとえば 牛や豚とか 羊とかと比べると
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Aber als ich auf die Architekturschule ging, scheinte es, als ob ich das schwarze Schaf in der Familie sei.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ale, keď som chodil na architektúru, nejako sa zo mňa stala čierna ovca rodiny.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Însă când am ajuns la școala de arhitectură, păream oaia neagră din familie.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Jednak kiedy zacząłem studiować architekturę, okazało się, że jestem czarną owcą.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.하지만 건축대학에 들어갔을 때 저는 마치 그 곳에 어울리지 않는 사람처럼 느껴졌습니다.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Maar toen ik architectuur studeerde, leek het erop dat ik het zwarte schaap in de familie was.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mais quand je suis allé à l'école d'architecture, il m'a semblé que j'étais le mouton noir de la famille.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Ma quando sono andato alla scuola di architettura, sembrava che fossi la pecora nera della famiglia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Mas quando fui para a faculdade de arquitetura, parecia que eu era a ovelha negra da família.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Pero cuando estudiaba arquitectura, parecía que yo era la "oveja negra" de la familia.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Tapi di sekolah arsitek, Sepertinya Saya di-anak-tiri-kan.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Αλλά όταν πήγα στη σχολή αρχιτεκτονικής, ήταν προφανές ότι ήμουν το μαύρο προβατο της οικογενείας.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но когато постъпих в училището по архитектура изглеждаше, че съм черната овца на семейството.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.Но среди обучавшихся архитектуре я вскоре стал восприниматься как белая ворона.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.כאשר הלכתי לבית ספר לאדריכלות, נראה שהייתי הכבשה השחורה בבית הספר.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.ولكن عندما ذهبت إلى مدرسة الهندسة المعمارية بدا وكأنني كنت الخروف الأسود في القطيع.
Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum.そんな考えが風変わりにも思えました 多くの建築家は 設計とは自分が欲しい

İlgili Sayfalar