konuşabilmek

C2 seviye
TR → EN
Tanım
•-le konuşma becerisi bulunmak
•konuşma ihtimali veya imkânı bulunmak
Örnek Cümleler
Swahili dili konuşabilmektedir.
He can speak the Swahili language.
Sadece Kantonca konuşabilmektedir.
He can speak some Cantonese.
Altı dil konuşabilmekle böbürlenir.
He boasts that he can speak six languages.
Tom, Fransızca konuşabilmek istiyor.
Tom wants to be able to speak French.
Tom Fransızcayı konuşabilmek istiyor.
Tom would like to be able to speak French.
Bu konu hakkında biriyle konuşabilmek
That I could talk to someone about this ...
Birkaç yabancı dil konuşabilmek çok iyi.
It is so good to be able to speak a number of foreign languages.
Çok iyi derecede İngilizce konuşabilmektedir.
He is able to speak good English.
Harberger akıcı İspanyolca konuşabilmektedir.
Harberger speaks fluent Spanish.
Keçuva dili konuşabilmek amacıyla çalışıyorum.
I am studying with the purpose of being able to speak Quechua.
Rusçayı akıcı bir şekilde konuşabilmek isterim.
I want to be able to speak Russian fluently.
Onun en büyük hayali bir yerli gibi konuşabilmek.
His biggest dream is being able to speak like a native speaker.
konuşabilmek ile daha fazla örnek cümle →