konuşabilmek ile cümle
konuşabilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Birkaç yabancı dil konuşabilmek çok iyi.It is so good to be able to speak a number of foreign languages.
Taro niçin çok iyi şekilde İngilizce konuşabilmektedir?Why can Taro speak English so well?
Altı dil konuşabilmekle böbürlenir.He boasts that he can speak six languages.
O, hem İngilizceyi hem de Fransızcayı çok iyi konuşabilmektedir.He can speak both English and French very well.
Keçuva dili konuşabilmek amacıyla çalışıyorum.I am studying with the purpose of being able to speak Quechua.
Onun en büyük hayali bir yerli gibi konuşabilmek.His biggest dream is being able to speak like a native speaker.
İsviçrelilerin çoğunluğu üç ya da dört dil konuşabilmektedir.The majority of the Swiss can speak three or four languages.
Onun hayali akıcı şekilde Fransızca konuşabilmekti.Her dream was to be able to speak French fluently.
Tom'la özel olarak konuşabilmek için arkada kalmak zorundaydım.I had to stay behind so I could talk to Tom privately.
Rusçayı akıcı bir şekilde konuşabilmek isterim.I want to be able to speak Russian fluently.
Tom'un hayali Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilmekti.Tom's dream was to be able to speak French fluently.
Gerçekten akıcı bir biçimde Fransızca konuşabilmek istiyorum.I really want to be able to speak French fluently.
Birçok farklı dili konuşabilmek için kararlıydım.I was determined to be able to speak many different languages.
Akıcı bir şekilde Fransızca konuşabilmek istiyorum.I'd like to be able to speak French fluently.
Tom, Fransızca konuşabilmek istiyor.Tom wants to be able to speak French.
Tom Fransızcayı konuşabilmek istiyor.Tom would like to be able to speak French.
Sirius, aynı kitapta Harry ile konuşabilmek için Ağı kullanır.Sirius uses the network to communicate with Harry in the same book.
Swahili dili konuşabilmektedir.He can speak the Swahili language.
Dünya'da az sayıda insan Klingon dilinde konuşabilmektedir.A small number of people are capable of conversing in Klingon.
Sadece Kantonca konuşabilmektedir.He can speak some Cantonese.
İyi seviyede Türkçe, İngilizce, İsveççe ve İspanyolca konuşabilmektedir.She can speak fluently Turkish, English, Swedish and Spanish at a good level.
Çiftin üç kızı vardır; Azerbaycan Türkçesi, Farsça, İngilizce ve Arapça konuşabilmektedirler.The couple have three daughters; all speak Azeri, Persian, English, and Arabic.
Bunun bir sonucu olarak çocuklarımız bu iki dili çok iyi seviyede öğrenip konuşabilmektedirler.As a result of this policy, the students are able to learn and speak both languages fluently.
Bu diyalekti beyaz Amerikalılar da iyi konuşabilmektedir.African-American parents know this all too well.
İtalyancayı da akıcı bir şekilde konuşabilmektedir.He also speaks fluent Italian.
Bu sayede Japon kültürünü öğrenmiştir ve akıcı bir şekilde Japonca konuşabilmektedir.Due to the time he spent in Japan, he can speak fluent Japanese.
Çok iyi derecede İngilizce konuşabilmektedir.He is able to speak good English.
Ülke nüfusunun %61'i bu dili bilip konuşabilmektedir.Sixty percent of the children are able to speak this language.
Bu konu hakkında biriyle konuşabilmekThat I could talk to someone about this ...
Ancak sevgili kardeşler, sizlerle konuşabilmekten dolayı memnuniyet duyuyorum.But, brothers and sisters, I appreciate these few minutes of speaking to you.
Seninle konuşabilmek için... ...gerçekten çok uğraştık.It also took us a really long time to be able to speak to you.
İngilizce ve Türkçe diline hakim ve akıcı olarak konuşabilmektedir.He is fluent in English and Turkish and can speak fluently.
Aynı zamanda Fransızca, Almanca, Rusça ve İngilizce'yi akıcı bir biçimde konuşabilmektedir.[1]He was also fluent in French, German, Russian and English.[5]
Harberger akıcı İspanyolca konuşabilmektedir.Harberger speaks fluent Spanish.
Rusya'da doğduğundan ve daha sonra bir yıl Rusya'da yaşadığından iyi derecede Rusça konuşabilmektedir.Er wuchs zunächst in Russland auf und konnte daher perfekt russisch sprechen.
Ülke nüfusunun %61'i bu dili bilip konuşabilmektedir.14 % der Bevölkerung geben an, die Sprache etwas zu verstehen.
Valdas Adamkus beş dili akıcı konuşabilmektedir.Edith La Sylphe sprach fünf Sprachen fließend.
Çekce ve Almanca konuşabilmektedir.Schöffen müssen Deutsch sprechen und verstehen können.
Sadece Kantonca konuşabilmektedir.Kantonesisch ist eine Tonsprache.
Hem insanlarla hem de hayvanlarla aynı şekilde konuşabilmektedir.Männer und Frauen des Wortes und der That, im Gespräch zusammengeführt.
Vokalist Erkki Seppänen akıcı bir şekilde Rusça konuşabilmektedir ve Moskova'da büyükelçilikte çalışmıştır.Le chanteur Erkki Seppänen parle couramment russe et a travaillé pour l'ambassade de Moscou.
Sadece Kantonca konuşabilmektedir.Il ne parle que le breton.
Bu sayede Japon kültürünü öğrenmiştir ve akıcı bir şekilde Japonca konuşabilmektedir.Il s'acculture de façon spectaculaire à la culture japonaise et parle bientôt couramment le japonais.
Swahili dili konuşabilmektedir.La langue est menacée par le swahili.
Birçok dili iyi bir şekilde konuşabilmektedir.Je sais trois langues assez bien.
Valdas Adamkus beş dili akıcı konuşabilmektedir.Alain Belda parle cinq langues.
Swahili dili konuşabilmektedir.Hablan el idioma swahili.
Valdas Adamkus beş dili akıcı konuşabilmektedir.Reda Mansour habla cinco idiomas.
Dünya'da az sayıda insan Klingon dilinde konuşabilmektedir.Muy poca gente habla inglés en el aeropuerto.
Vokalist Erkki Seppänen akıcı bir şekilde Rusça konuşabilmektedir ve Moskova'da büyükelçilikte çalışmıştır.Il cantante Erkki Seppänen parla fluentemente russo in quanto ha lavorato nell'ambsciata a Mosca.
6 dili iyi dercede konuşabilmektedir.Parla correttamente sei lingue.
İtalyancayı da akıcı bir şekilde konuşabilmektedir.Parla fluentemente anche l'italiano.
Annan İngilizce, Fransızca, Fante ve bazı Afrika dillerini konuşabilmekteydi.Annan parlava fluentemente l'inglese, il francese, nonché numerosi dialetti e lingue africane.
Uluslararası işaret diliyle de konuşabilmektedir.Conosce bene l'American Sign Language.
Valdas Adamkus beş dili akıcı konuşabilmektedir.Мария Даль свободно владела пятью языками.
Sadece Kantonca konuşabilmektedir.Он разговаривает на кансайском диалекте.
Fakat Irak'ta Kürtler'in çoğu Sorani lehçesini konuşabilmektedir.Но, несмотря на это, подавляющим большинством пользователей используется QWERTY.
Rusya'da doğduğundan ve daha sonra bir yıl Rusya'da yaşadığından iyi derecede Rusça konuşabilmektedir.Роберт с детства жил в России и хорошо говорил по-русски.
Dünya'da az sayıda insan Klingon dilinde konuşabilmektedir.وهناك عدد قليل من الناس قادرون على التحدث في كلينغون.
Çekce ve Almanca konuşabilmektedir.لذلك فهم وتكلم الألمانية سريعا .
İlgili Sayfalar