Bu onu kolaylaştırır.
That makes it easier.
O bunu kolaylaştırır.
That makes it easy.
Bakla hazmı kolaylaştırır.
Nalbinding Made Easy.
Ona iyice kolaylaştırırız.
We shall ease the way of fortune for him.
"Bu işimizi kolaylaştırır."
"Then that will simplify matters."
Bu bazen işleri kolaylaştırır.
That sometimes make things easy.
Bu da tespitlerini kolaylaştırır.
And that will suffice.
QlikView iş keşifinizi kolaylaştırır.
QlikView makes business discovery simple.
Bu, işlemleri bayağı kolaylaştırır. -
So this whole thing simplifies down to-- I'll do it over here.
Yorum ekleme kod okumayı kolaylaştırır.
Adding comments makes the code easier to read.
Artık ona en kolay yolu kolaylaştırırız.
We shall ease the way of fortune for him.
Kolay olanı yapmayı sana kolaylaştırırız.
We shall take you slowly towards ease.
kolaylaştırır ile daha fazla örnek cümle →