Bu bize zaman kazandıracak.
That will buy us time.
Bu bize zaman kazandıracak. -
This'll save us some time. Copy and paste.
O bana biraz zaman kazandıracak.
That'll buy me some time.
Bu bize biraz zaman kazandıracak.
That'll buy us a little time.
Bu bize biraz vakit kazandıracak.
That will buy us some time.
Perkins: Kazandırabilir ve kazandıracaktır.
Perkins: I do, and I think it will.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.
The sad truth is, this will save you money.
Gerçekten para kazandıracak mı merak ediyorum.
I wonder if it's really going to make money.
Bilgisayarlar size bir sürü zaman kazandıracak.
Computers will save you a lot of time.
Kazandıracak 3'lüğü atacakken biri faul yapıyor.
The winning 3-point shot, someone fouls me.
Size güç kazandıracak biri Tanışınca anlayacaksınız.
Someone who will give you power. If you meet the person, you will know.
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarken
When he was writing the plays and the short stories that would make his name,
kazandıracak ile daha fazla örnek cümle →