kazandıracak ile cümle

kazandıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bilgisayarlar size bir sürü zaman kazandıracak.Computers will save you a lot of time.
Bu bize biraz zaman kazandıracak.That'll buy us a little time.
O bana biraz zaman kazandıracak.That'll buy me some time.
Bu bize zaman kazandıracak.That will buy us time.
Bu bize biraz vakit kazandıracak.That will buy us some time.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Now is the time for us to seize our independence.
İşte ancak bunlar, kurucu babalarımızın öğretisine anlam kazandıracaktır.That's what will lend meaning to the creed our fathers once declared.
Bu bize zaman kazandıracak. -This'll save us some time. Copy and paste.
Kazandıracak 3'lüğü atacakken biri faul yapıyor.The winning 3-point shot, someone fouls me.
Gerçekten para kazandıracak mı merak ediyorum.I wonder if it's really going to make money.
Yetenekler kazandıracak, okuma ve öğrenmeyi sağlayacaktır.It will bring skills and learning and reading.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.The sad truth is, this will save you money.
Eğer insanlara kendi istediğiniz değil ama onlara kimlik kazandıracak bir şeyler verirseniz...If you give them something to do that they identify with (not something that you like) something...
Ona isim kazandıracak oyunları ve kısa öyküleri yazarkenWhen he was writing the plays and the short stories that would make his name,
Size güç kazandıracak biri Tanışınca anlayacaksınız.Someone who will give you power. If you meet the person, you will know.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.There is some indication that it may buy you some time in the midst of an outbreak.
Perkins: Kazandırabilir ve kazandıracaktır.Perkins: I do, and I think it will.
SE Times: Makedonya'nın AB üyelik başvurusu yasal reformlara hız kazandıracak mı?SE Times: Will Macedonia's application for EU membership accelerate judicial reform?
Tamamlama stratejisi, yargıdan muafiyet kazandıracak bir strateji değildir," şeklinde devam etti.The completion strategy -- it is not a strategy for obtaining impunity from prosecution."
Otobüsler, pratik faydalarının yanı sıra Üsküp'e farklı bir görsel unsur da kazandıracak.Besides their practical benefit, the buses will introduce a distinctive visual element to Skopje.
Yeni bir anlaşma BH demiryollarına çok ihtiyacı olan hızı kazandıracak.A new deal will add much needed speed to BiH railways.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Sie sahen eine günstige Chance für eine Unabhängigkeit.
Bu yol bize çok zaman kazandıracak.Cette route nous fait gagner beaucoup de temps.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Nous sommes prêts à tous les sacrifices pour reconquérir notre indépendance.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Defensa y pérdida de nuestra independencia económica.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.La nostra lotta è per la nostra indipendenza.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Для неё это было шансом обрести независимость.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.هذه المرة النضال من أجل استقلالنا".
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Zij zagen hun kans schoon om hun zelfstandigheid te herwinnen.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Mamy teraz okazję, by wygrać naszą ekonomiczną niezależność.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Через деякий час Іші зміг досягти й фінансової самостійності.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Svobodu v naději, že získá společenskou nezávislost.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Vår solide økonomi gjorde oss i stand til å opprettholde vår selvstendighet.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Nhưng, ông đã thành công trong việc giành lại độc lập cho tổ quốc mình.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.その時こそ独立を勝ち取る時だ。
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.欲言论独立,贵经济自存。
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Dobival je pokojnino, ki mu je zagotavljala finančno neodvisnost.
Bize ekonomik bağımsızlığımızı kazandıracak bir fırsat karşısındayız.Atsirado galimybė turėti energetinę nepriklausomybę.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Adevărul trist e că, vei economisi bani.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.De trieste waarheid is dat je dit geld bespaart.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Die traurige Wahrheit ist, Sie sparen damit Geld.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.그런데 슬픈 사실은
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.La triste vérité, c'est que vous allez faire des économies.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Należy podkreślić, że to pozwoli zaoszczędzić pieniądze.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.Горькая правда заключается в том, что это сэкономит вам деньги.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.והמצער הוא שזה יחסוך כסף.
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.والحقيقة المؤسفة.. انك ستوفر النقود بذلك
Acı gerçek şu ki, bu size para kazandıracak.これはいいことではありますが
Bu bize zaman kazandıracak. -Den sista raden kommer sedan att vara här killen komponenter.
Bu bize zaman kazandıracak. -Esto nos ahorrará tiempo. Copiar y pegar.
Bu bize zaman kazandıracak. -Isso vai nos poupar um tempo. Copiar e colar.
Bunun yanı sıra bu bonolar faiz ödemesi de kazandıracaktır.لها قيمة دفعات الفائدة
Bunun yanı sıra bu bonolar faiz ödemesi de kazandıracaktır.加えて最終的に、彼らはあなたに100億ドルを支払います。
Eğer insanlara kendi istediğiniz değil ama onlara kimlik kazandıracak bir şeyler verirseniz...Dáte-li jim něco, s čím se mohou identifikovat (ne něco, co máte rádi) něco...
Eğer insanlara kendi istediğiniz değil ama onlara kimlik kazandıracak bir şeyler verirseniz...Se você lhes der algo para fazer com o qual se identificam (não algo que você goste) algo...
Eğer insanlara kendi istediğiniz değil ama onlara kimlik kazandıracak bir şeyler verirseniz...لو اعطيتهم شئ يحسون بالانتماء به ليفعلونه ليس شئ يعجبك
Eğer size bir yılda %50 kazandıracak bir iş kuracağımı söyleseydim, eminim hemen ortak olmak isterdiniz.みんなすぐに乗ってくるでしょう。 だけど、これは楽観的なシナリオです。別のシナリオも考えてみましょう。
Gerçekten para kazandıracak mı merak ediyorum.Je me demande si ça va vraiment nous rapporter quelque chose.
Gerçekten para kazandıracak mı merak ediyorum.Me pregunto si realmente voy a hacer dinero con esto.
Gerçekten para kazandıracak mı merak ediyorum.Ông thắc mắc không biết nó có kiếm được tiền hay không đây.

İlgili Sayfalar