Zayıf insanlar kaybederler.
Weak people lose.
Ancak birbirlerini kaybederler.
They forgive each other.
Çok konuşanlar genellikle seslerini kaybederler.
Those who talk a lot often lose their voices.
Tırnaklar kalınlaşarak parlaklığını kaybederler.
Their points are lost along with the plot.
Birçok ağaçlar kış mevsiminde yapraklarını kaybederler.
Many trees lose their leaves in the winter.
Ancak kamçılarını kaybederlerse bölünme geçirebilirler.
Even if they would fight, they would be hopelessly divided.
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.
If you don't keep the silverware polished, it'll lose its luster.
Büyük yıldızlar nispeten maddelerini kolayca kaybederler.
Large stars lose their matter relatively easily.
Bu bebeklerin 1/3'ü 2 yaşından önce bu ağlayışlarını kaybederler.
About one third of children lose the cry by age of 2 years.
Birçok kanser hastaları kemoterapiden dolayı saçlarını kaybederler.
Many cancer patients lose their hair because of chemotherapy.
Yavrular 5-6 ay sonra anne ve babalarına bağımlıklarını kaybederler.
The fledglings are dependent upon their parents for 4 to 5 weeks.
Bu süre boyunca her iki yetişkin ağırlıklarının %36-40'ını kaybederler.
Both adults lose 36–40% of their body weight during this period.
kaybederler ile daha fazla örnek cümle →