Yakında hava kararacak.
It will be dark soon.
Birazdan hava kararacak.
It will get dark soon.
Birkaç saat içinde hava kararacak.
It'll be dark in a few hours.
Mola ver, yoksa hayatın kararacak.
Take a break, or you'll fall apart.
O, oraya varmadan önce hava kararacak.
It will be dark by the time he gets there.
Narita'ya ayak basmadan, hava kararacak.
By the time you land at Narita, it will be dark.
Polis buraya gelene kadar hava kararacak.
It will be dark by the time the police come here.
Biz Boston'a ayak basana kadar hava kararacak.
It'll be after dark by the time we land in Boston.
O oraya varmadan önce, neredeyse hava kararacak.
By the time she gets there, it will be nearly dark.
O gün ışık olmayacak, ışık veren cisimler kararacak.
It will happen in that day, that there will not be light, cold, or frost.
Yağmur yağdığı için hava bu akşam daha erken kararacak.
It will get dark earlier this evening, as it is raining.
Gün gelecek, birtakım yüzler ağaracak, birtakım yüzler ise kararacak.
the day when some faces are blackened, and some faces whitened.
kararacak ile daha fazla örnek cümle →