Biri seni karşılayacak.
Someone will be meeting you.
Tom seni orada karşılayacak.
Tom is going to meet you there.
Biri beni burada karşılayacak.
Someone's meeting me here.
Tom bugün Mary'yi karşılayacak.
Tom is going to meet Mary today.
Tom seni istasyonda karşılayacak.
Tom will meet you at the station.
Taleplerimizi karşılayacak mısın?
Will you meet our demands?
O, proje liderlerini karşılayacak.
She is going to meet the project leaders.
Tom yarın sabah sizi karşılayacak.
Tom will meet you tomorrow morning.
Biri bizi istasyonda karşılayacak mı?
Will anyone be at the station to meet us?
istasyonda biri bizi karşılayacak mı?
Will anybody be at the station to meet us?
Bizi nerede karşılayacaklarını ona söyledim.
I've told him where to meet us.
Bu para miktarı ihtiyacınızı karşılayacak mı?
Will this amount of money meet your need?
karşılayacak ile daha fazla örnek cümle →