Dün karşılaşmıştık.
We met yesterday.
Holden barda karşılaşmıştır.
Serjeant at the Bar.
Dün onunla karşılaşmış olabilir.
He may have met her yesterday.
Tom'la ilk o zaman karşılaşmıştım.
That was the first time I met Tom.
Dün o onunla karşılaşmış olabilir.
She might have met him yesterday.
Onunla bir yerde karşılaşmış olabilirim.
I may have met her somewhere.
Siz ikiniz, ilk nerede karşılaşmıştınız?
Where did you two first meet each other?
Şah ve Ornstein 1960larda karşılaşmıştır.
Shah and Ornstein met in the 1960s.
Daha önceden bir yerde karşılaşmış mıydık?
Have we met somewhere before?
Sizinle daha önce bir defa karşılaşmıştık.
I've met you once before.
İlk kez 1 Haziran 1930'da karşılaşmışlardır.
It met for the first time on 9 June 1937.
Bence daha önce bir yerde karşılaşmış olabiliriz.
I think we may have met somewhere before.
karşılaşmış ile daha fazla örnek cümle →