Ana içeriğe geç
Sözlük

karşılaşmış ile cümle

karşılaşmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Öğretmeninle böyle bir yerde karşılaşmış olduğuna şaşırmış olmalısın.You must have been surprised to meet your teacher in such a place.
Dün onunla karşılaşmış olabilir.He may have met her yesterday.
Onunla bir yerde karşılaşmış olabilirim.I may have met her somewhere.
Öğretmeni hemen tanıdım; çünkü onunla daha önce karşılaşmıştım.I recognized the teacher at once, because I had met him before.
Dün o onunla karşılaşmış olabilir.She might have met him yesterday.
Öğrenci sordu ''Daha önceden bir yerde karşılaşmış mıydık?''"Have we met somewhere before?" asked the student.
Beni hatırlar mısın bilmiyorum ama biz birkaç yıl önce Boston'da karşılaşmıştık.I don't know if you remember me, but we met a couple of years ago in Boston.
Bence daha önce bir yerde karşılaşmış olabiliriz.I think we may have met somewhere before.
Daha önceden bir yerde karşılaşmış mıydık?Have we met somewhere before?
Tom'la ilk o zaman karşılaşmıştım.That was the first time I met Tom.
Siz ikiniz, ilk nerede karşılaşmıştınız?Where did you two first meet each other?
Yanlış hatırlamıyorsam seninle daha önce bir yerlerde karşılaşmıştık.If I'm not mistaken, I think I've met you somewhere before.
HTTP/2'nin gelişim süreci ve protokolün kendisi eleştiri ile karşılaşmıştır.HTTP/2's development process and the protocol itself have faced criticism.
Şah ve Ornstein 1960larda karşılaşmıştır.Shah and Ornstein met in the 1960s.
Daha sonra ikisi Fastlane'de karşılaşmış ve Reigns maçı kazanmıştı.The two then faced each other at Fastlane, where Reigns was victorious.
Ash ve arkadaşları yolculuğuna devam ederken Tad adında bir eğitmenle karşılaşmışlardır.Meanwhile, Ash and his friends meet and befriend a trainer named Lisa.
Karaya çıkan kuvvetler kendilerinden çok daha zayıf bir Atina ordusu ile karşılaşmıştır.Serverless messengers are generally more secure because they involve fewer parties.
Diğer yandan hadronları sicim olarak modelleme girişimleri ciddi problemlerle karşılaşmıştır.On the other hand, attempts to model hadrons as strings faced serious problems.
Savundukları akılcı görüş, imanı akıldan üstün sayan, İslâm âlimlerinin tepkisiyle karşılaşmıştır.He proceeded to attack the Persians, believing victory was assured.
Holden barda karşılaşmıştır.Serjeant at the Bar.
Sonuç olarak Müttefik kuvvetleri kara içlerine doğru ilerledikçe çok az direnişle karşılaşmıştır.As a result, the Allied forces met little resistance as they moved inland.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Although Mackay's book is a classic, his account is contested.
İki ordu, Humus'un hemen güneyinde karşılaşmışlardır.The two armies met near the town of Hummelshof.
Bu ülkeyi kurarken zorluklarla ve büyük aşklarla karşılaşmıştır.We say these things with disappointment and sadness for our country.
İlk kez 1 Haziran 1930'da karşılaşmışlardır.It met for the first time on 9 June 1937.
Sergiye gelenler daha önce hiç karşılaşmadıkları bir anlatımla karşılaşmışlardır.The pair feel they have met before.
Susuz Yaz filminin ardından, Basının büyük ilgisiyle karşılaşmıştır.Following the day of the accident, press interest remained high.
Birbirinizi tanıyor musunuz? tenis maçı sırasında sık sık karşılaşmıştık.Do you know each other? I met him often during the tennis matches.
Ceylan, erkeklerin de içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşmıştır.The gazelle now faces man's most perilous question:
Sizinle daha önce bir defa karşılaşmıştık.I've met you once before.
İlk defa burada "temsili yabancı" adını verdiğim şeyle de karşılaşmış oldum.It was here that I had my first encounter with what I call the "representative foreigner."
Bizimle buluştuktan sonra yola koyuldu yolda Lo kardeşlerle karşılaşmış ve ölmüşHe went on his way alone after he met us He then met the Lo brothers and died mid-way
O ağzından alevler çıkan adam yerine, neredeyse ürkek diyeceğim, utangaç bir adamla karşılaşmıştım.I didn't see the fiery... fire-breather... I saw a very timid almost, shy man.
Bu daha cebir değil, bu yanlızca daha önce karşılaşmış olabileceğiniz bir olay.And this isn't algebra yet this is something that you have probably had exposure to.
Dün karşılaşmıştık.We met yesterday.
Program içindeki bir hatayla karşılaşmış olabilirsiniz.You may have encountered a bug in the program.
Saha AB'nin sert muhalefetiyle karşılaşmış ve Zagreb'in Birliğe üyelik şansını zora sokmuştu.The zone faced strong opposition from the EU and jeopardised Zagreb's chances of joining the Union.
26 yaşındaki Ramiç de 1992 yılında 15 yaşında BH'den ayrildigi zaman benzer zorluklarla karşılaşmış.Ramic, 26, faced similar challenges when she left BiH in 1992 at age 15.
Diğer yandan hadronları sicim olarak modelleme girişimleri ciddi problemlerle karşılaşmıştır.On the other hand, attempts to model hadrons as strings faced serious problems.
Her iki nüfus sayımı da konularını kategorize etme girişiminde zorluklarla karşılaşmıştı.Both censuses had encountered difficulties in the attempt to categorise their subjects.
2021, C8 Corvette'in 2020 lansman yılını takip eden bir dizi değişiklikle karşılaşmıştır.2021 saw a list of changes following the 2020 launch year of the C8 Corvette.
Bu esnada ilk sevgilisi David Pinsent’le karşılaşmıştır.In David Pinsent fand er dort seinen ersten Geliebten.
Daha sonra Hasır Şapkalarla karşılaşmış ve güçlerini birleştirmişlerdir.Daraufhin verspottete dieser die Esslinger als Zwieblinger und nahm Reißaus.
Bugüne kadar 14 kez karşılaşmışlardır.14 von ihnen seien seitdem verschwunden.
Rowena hayatında ilk defa böyle bir şeyle karşılaşmıştır.Elisabeth fühlte sich erstmals in ihrem Leben frei.
Gemiler Erenköy yönünde ilerlediklerinde bu kez bu kesimde Osmanlı obüslerinin ateşiyle karşılaşmışlardır.Und als Ebbe kam, fanden sie Heilbutt-Fische in den Löchern.
Şehir önemli fabrika ve sanayi tesislerinin kapatılması ile karşılaşmıştır.Die Stadt hat sich zu einem wichtigen Industrie- und Gewerbestandort entwickelt.
Ash ve arkadaşları yolculuğuna devam ederken Tad adında bir eğitmenle karşılaşmışlardır.Ash und seine Freunde befinden sich immer noch auf ihrer Reise.
Ellis ile 15 yıl sonra APA’nın konferansında karşılaşmışlardır.Ihnen schloss sich elf Jahre später Elisabeth Model an.
Gençliğinde birçok zorlukla karşılaşmıştı.Il avait rencontré de nombreuses difficultés dans sa jeunesse.
Şah ve Ornstein 1960larda karşılaşmıştır.Shah et Ornstein se rencontrèrent dans les années 1960.
HTTP/2'nin gelişim süreci ve protokolün kendisi eleştiri ile karşılaşmıştır.Le protocole HTTP/2 et son processus de développement ont soulevé des critiques.
Bölüm, karışık yorumlarla karşılaşmıştır.Je m'embarrassais dans des explications confuses.
Ayrıca hapishanede hayatta kalan mahkûmlarla karşılaşmışlardır.On y enfermait les prisonniers condamnés à vie.
Daha sonra ikisi Fastlane'de karşılaşmış ve Reigns maçı kazanmıştı.Finalement, tous deux furent battus par Ghost Rider.
Patriots ve Giants takımları normal sezon sırasında New England'da karşılaşmışlardı.Kirk et Spock arrivent à New York durant la période de la Grande Dépression.
Holden barda karşılaşmıştır.Tous se retrouvent au bar.
Bu dönemden sonra takımlar her sezon en az iki kez karşılaşmıştır.Les deux équipes se sont rencontrées deux fois cette saison.
Rowena hayatında ilk defa böyle bir şeyle karşılaşmıştır.Florita se ilusiona por primera vez en su vida.
Düşman ile 134 kez karşılaşmış, 26 kez üstün başarı ile Onur Madalyası'na hak kazanmıştı.Combatió contra el enemigo 60 veces, con otras tantas victorias.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod