Neyle karşı karşıyayız?
What are we dealing with here?
O, kanıtla karşı karşıyaydı.
He was confronted with the evidence.
Tom bu riskle karşı karşıya.
That's the risk Tom ran.
Bütçe krizle karşı karşıyayız.
We're facing a budget crisis.
Hapishane ile karşı karşıyayım.
I'm facing prison.
O birkaç engelle karşı karşıya.
He is facing several obstacles.
Tom bir ikilemle karşı karşıya.
Tom is faced with a dilemma.
Zor bir durumla karşı karşıyayız.
We are confronted with a difficult situation.
Zor bir seçimle karşı karşıyayız.
We are faced with a difficult choice.
Zor bir sorunla karşı karşıyayım.
I am confronted with a difficult problem.
Zor bir sorunla karşı karşıyadır.
He is faced with a difficult problem.
Tom bir muamma ile karşı karşıya.
Tom faces a conundrum.
karşı karşıya ile daha fazla örnek cümle →