Kafanızı karıştırmış olabilirim.
I think I might have just confused you.
Beni biriyle karıştırmış olmalısınız.
You must have me confused with someone else.
Onlar iyi işi kötüyle karıştırmışlardı.
Perhaps God will redeem them.
Beni ağabeyimle karıştırmış görünüyorsun.
You seem to have mistaken me for my older brother.
Jane'i kız kardeşiyle karıştırmış olabilirsin.
You may have mistaken Jane for her sister.
Sadece sırayı karıştırmıslardı bence, o kadar.
Was that wrong?" They just switched.
Jane'i kız kardeşi ile karıştırmış olabilirsin.
You might have mistaken Jane for her sister.
Yemeklere birşeyler karıştırmış olabilirler mi?
Could they have put something in it?
Umarım bu son cümleyle kafanızı karıştırmışımdır.
Hopefully I confused you with that last statement.
Sonrasında çalışmalarını One Piece ile karıştırmıştır.
He then mixed them a piece of Synthpop.
Birçok araştırmacı bu iki mezhebi birbirine karıştırmıştır.
This has caused some researchers to confuse them with one another.
Umuyorum ki bu son örnekle aklınızı iyice karıştırmışımdır.
I hope I thoroughly confused you in that last problem.
karıştırmış ile daha fazla örnek cümle →